BASIN BÜLTENİ

Dünya Bankası Grubu Raporu: AB-Türkiye Gümrük Birliği Ticareti Arttırdı, Ancak Güçlendirilmesi Gerekiyor

08 Nisan 2014 Salı


Raporda, geçen neredeyse 20 yıllık bir sürecin ardından ekonomik etkiler ve geleceğe yönelik olanaklar değerlendiriliyor

İSTANBUL, 08 Nisan 2014 – Dünya Bankası Grubu tarafından bugün yayınlanan yeni bir rapora göre, Türkiye-Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği (GB) basit bir serbest ticaret anlaşmasının (STA) sağlayabileceğinden çok daha büyük faydalar getirdi, ancak taraflar arasındaki ticaretin arttırılabilmesi için halen çok şey yapılabilir. Özellikle taraflar arasındaki ticaretin hizmetler ticaretini ve tarımsal ticareti kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekiyor.

Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen AB-Türkiye Gümrük Birliği Değerlendirmesi   başlıklı raporda, ilk uygulamaya girdiği zamandan bu yana geçen neredeyse 20 yıllık süreçte bu öncü anlaşmanın sağladığı etkiler mercek altına alınıyor. Rapora göre, ekonomik analizler bir STA yapılmış olması halinde Türkiye’nin AB’ye ihracatının yüzde 7,2, AB’nin Türkiye’ye ihracatının ise yüzde 4,2 kadar daha düşük olacağını özellikle ortaya koyuyor. Ancak, iki taraf arasındaki ikili ticaretin değeri önemli oranda artmasına rağmen, küresel ekonomideki değişiklikler  Gümrük Birliği’nin ele alması gereken yeni sorunlar doğurmuştur —spesifik olarak, sanayi ürünlerinin çoğunu kapsayan ticaret düzenlemesinin tarım ve hizmetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi ve üçüncü ülkeler ile yapılacak STA’lar için paralel müzakerelerin resmileştirilmesi ihtiyacı. Dünya Bankası’nın Uluslararası Ticaret Biriminde Kıdemli Ticaret Ekonomisti olarak görev yapmakta olan ve raporun başyazarı olan Ian Gillson’a göre bu değişiklikler her iki tarafın küresel ticaretteki artışa, yükselen piyasa ekonomilerinin artan rolüne ve AB’nin doğuya doğru genişlemesine uyum sağlamasına yardımcı olacaktır.

Gillson sözlerine şöyle devam ediyor: “1995 yılından bu yana küresel ekonomide bazı tektonik değişimler yaşandı. Bugün artık Türkiye ile AB arasındaki ticaret ilişkilerinin belirli bölümlerinin acil olarak yeniden düşünülmesi gerekiyor. Daha fazla entegrasyona ihtiyaç duyuluyor.”

Image

Rapora göre, ticaret ilişkisinin hizmetler ticaretini de kapsayacak şekilde genişletilmesi statik bazda tahmini olarak 1,1 milyar ABD$ düzeyinde bir kazanım sağlayabilir. Hizmetler sektörü Türkiye’nin GSYH’sının yüzde 60’ını oluşturuyor ancak sektör Gümrük Birliği kapsamında yer almıyor. Bazı kilit sektörlerde, hizmetler ticareti ile ilgili düzenlemelerin açıklık düzeyi Türkiye ile AB ülkeleri arasında farklılık gösteriyor, dolayısıyla serbestleştirme ve uyumlaştırma yoluyla ticareti arttırmak için halen kullanılmayan bir potansiyel mevcut.

Tarım Türkiye’nin GSYH’sının yüzde 10’unu oluşturuyor ve şu anda Gümrük Birliğinin kapsamı dışında. Bazı önlemler Türkiye’nin tarım ürünleri için yüksek derecede bir ithalat koruması sağlıyor: ortalama “en çok kayrılan ülke (MFN)” tarifesi yüzde 41,7 ile yüksek bir düzeyde ve tarife kotaları ve fiyat düzenlemeleri de tarımsal ticareti engellemekte. Ancak, rapora göre, tarafların ikili tarım ticaretini serbestleştirmesi halinde, zeytin ve domates gibi bazı ürünlerde Türk ihracatçıları Akdeniz ülkelerinde daha rekabetçi hale gelebilirler. Bununla birlikte, bunun uygulanabilir olması için, Türkiye’nin gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı konularındaki AB kuralları ile uyumlu hale gelmesi gerekiyor.

Hem hizmetler hem de tarım ticaretinin açılması aynı zamanda diğer STA’larda son zamanlarda gözlenen eğilimler ile de uyumlu olacaktır. Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) çok taraflı ticaret müzakerelerinin Doha Turundaki yavaş ilerleme karşısında, hem Türkiye hem de AB STA’ları bir politika önceliği haline getirmiştir. Bununla birlikte, Gümrük Birliğinin mevcut tasarımı kapsamında, Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkeler ile olan müzakerelerinde masaya oturmasına izin verilmemektedir. Türkiye’nin aynı ülkeler ile aynı anlaşmaları yapabilmesi halinde bu bir sorun oluşturmayacaktır, ancak her zaman paralel anlaşmalar yapılamamaktadır. Örneğin, Türkiye, AB ile STA imzalayan Cezayir, Güney Afrika veya Meksika ile bir anlaşmaya varamamıştır.  

Gillson bu konuda şunları belirtiyor:  “Bu asimetri potansiyel olarak her iki taraf için de oldukça maliyetlidir. Bu durum, mevcut GB düzenlemesi kapsamındaki faydaların kilit bir kaynağı olarak kaldırılmış olan menşe kontrollerinin tekrar uygulamaya konulması riskini doğurmaktadır.”

Raporda ayrıca taşımacılık kotaları, iş vizeleri, ve ticaret politikası savunma araçları gibi Türkiye ile AB arasındaki ticaretin artmasının önündeki bir dizi başka engel de değerlendirilmekte ve ticaretin önündeki bu caydırıcı etkenlerin nasıl aşılabileceği ile ilgili öneriler sunulmaktadır.

Medya İletişim
Washington
Maureen Lorenzetti
tel : +1 (202) 473-8131
mlorenzetti@worldbank.org
Ankara
Tunya Celasin-Aydinalp
tel : +90 312 459 8343
tcelasin@worldbank.org
Brüksel
Alexander Rowland
tel : + 32 2 504-099
arowland@worldbank.org


BASIN BÜLTENİ NO:
2014/423/PREM

Api
Api