Türkiye Ekonomi Monitörü: Dalgalar Arasında Yön Bulmak

En Son Yayım: 
  • no. 5


Image

MAKALENİN İLGİNÇ NOKTALARI
  • Özellikle kredi kanalı yoluyla sağlanan destekler olmak üzere kamunun mali destek paketleri, COVID-19 şokuna rağmen Türkiye'nin 2020 yılında büyümesine yardımcı oldu.
  • Artan enflasyonun ve işgücü piyasasında geride kalan toparlanmanın ülke genelinde yoksulluğun artmasına neden olması bekleniyor.
  • Politikalar, daha yüksek ve sürdürülebilir orta vadeli büyüme için ekonomik istikrarı yeniden tesis etmeye yönelik tasarlanmalıdır.

Image

27 Nisan 2021: Türkiye Ekonomik İzleme Raporunun 5’üncü Sayısı

 Yönetici ÖzetiPDF İndir (EN)


Genel Bakış

COVID-19 tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok büyük kayıplara yol açtı. Bununla birlikte, Türkiye ekonomisi 2020 yılında yüzde 1,8 ile G20 ülkeleri arasında Çin’den sonraki en hızlı büyüyen ikinci ekonomi oldu. Türkiye, COVID-19 krizine özellikle kredi kanalları üzerinden sağlanan büyük bir ekonomik destek paketi ile cevap verdi. Gevşek para politikası ve kredi genişlemesini teşvik eden diğer düzenleyici önlemler ile birlikte bu destekler 2020 yılının sonlarında ekonomik faaliyette sert bir yükselişe yol açtı. Pandemide birinci dalgadan sonraki yeniden açılma da ekonomik toparlanmada rol oynadı.

Ancak toparlanma ile birlikte ekonomik riskler de ortaya çıktı. 2020 yılında güçlü bir toparlanma sağlamaya yönelik tasarlanan politikalar, özellikle yurt içi enflasyon, kurda değer kaybı ve dış rezervlerin azalması başta olmak üzere dengesizliklerin ve risklerin artmasına neden oldu.  Finans dışı şirketler kesimindeki borçlar 2020 yılının ilk altı aylık döneminde GSYH'nın yüzde 9'u oranında artması ile birlikte şirketler ve bankalar da baskı altına girdi.

İstihdamı korumaya yönelik uygulamaya konulan işten çıkarma yasağına rağmen, 2020 ortası itibariyle milyonlarca kişi işgücünü terk etti. Genel olarak işgücü piyasası yıl sonuna doğru iyi bir toparlanma yaşamasına rağmen, kadınlar, gençler, düşük vasıflı ve kayıt dışı çalışanlar bunun dışında kalmıştır. Düşük gelirli hanehalklarını etkileyen yüksek enflasyon ile birlikte bu durum 2020 yılında yoksulluğun sert bir şekilde yükseldiği anlamına gelmektedir. Yoksulluk üst üste ikinci yıl da artarak 2019 yılındaki yüzde 10,2 seviyesinden 2020 yılında yüzde 12,2 seviyesine yükselmiştir.



VIDEOGRAPHIC

Geleceğe Bakış

Türkiye'nin 2021 yılında reel ekonomide bir yükseliş yaşaması beklenmektedir, ancak makroekonomik politika belirsizlikleri ve yüksek kırılganlıkların olduğu bir ortam mevcuttur. Türkiye ekonomisinin 2021 yılında yüzde 5 büyümesi beklenmektedir.

Türkiye’nin aşılama programında bugüne kadar iyi bir ilerleme kaydedilmesine rağmen, program halen erken aşamalardadır ve COVID-19 salgınının yeniden canlanması ve aşılamanın yaygınlaştırılması önündeki riskler büyümeyi frenleyebilir.

Türkiye, sağlam bir para politikası duruşu konusunda kararlılığını açıklamıştır, ancak piyasadaki oynaklıklar ve liradaki değer kaybı enflasyonu düşürmede kaydedilen ilerlemeyi yavaşlatacaktır. Makroekonomik istikrarı yeniden tesis etmek için Merkez Bankası'nın enflasyonu düşürme konusunda kararlılığını sürdürmesi ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekmektedir.

Gelişmiş ekonomilerde çok gevşek para politikasına son verilmesi ihtimali ile ilgili spekülasyonlar arttıkça, dış oynaklıkların artması riski de ortaya çıkmaktadır. Merkez Bankası, bu tür potansiyel piyasa dalgalanmaları durumunda tampon görevi görecek uluslararası rezervlerin seviyesini önemli ölçüde yükseltmeyi hedeflemelidir.

COVID-19 salgınının başlangıcından bu yana yürürlükte olan gevşetilmiş makroihtiyadi esneklikler geri çekildiğinde, bildirilen takipteki kredi seviyeleri artabilir. Yetkililer, bu geri çekmenin yanı sıra, iflas ve borç çerçevelerini güçlendirerek problemli varlıkların düzenli ve etkin bir şekilde çözümlenmesini destekleyebilir.

Kapsayıcı ve tam bir ekonomik toparlanmanın sağlanmasında, en çok ihtiyaç duyan hanehalklarını ve firmaları hedefleyen destekler ile birlikte maliye politikası da rol oynamaya devam etmelidir.

Daha kapsayıcı bir toparlanma için, işgücü piyasasının etkililiğini geliştirmek amacıyla, insanları güçlendirilmiş beceriler ile işe geri dönmelerini destekleyen aktif işgücü piyasası programlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Uluslararası ticaret ve yatırımın önündeki engellerin azaltılması ve piyasa entegrasyonu, ihracatın ve üretkenliğin arttırılmasında ileriye dönük olarak kritik öneme sahip olacaktır.

COVID-19 sonrası toparlanma süreci, aynı zamanda yeşil bir dönüşümü destekleme fırsatı da sunmaktadır.

 

Önceki Türkiye Ekonomi Monitörleri

 

Image

11 Ağustos 2020: Türkiye Ekonomik İzleme Raporunun 4’üncü Sayısı

PDF İndir (EN)

 

 

 

Image

Türkiye Ekonomi Monitörü 3: Yeni Bir Rota Çizmek

Dünya Bankası, Kasım 2019

PDF İndir (EN)

 

 

Image


Türkiye Ekonomi Monitörü 2: Istikrarı Sağlamak

Dünya Bankası, Aralık 2018

PDF İndir (EN)

 

 

Image


Türkiye Ekonomi Monitörü 1: Dış Açığı Önemsemek-Yönetici Özeti 

Dünya Bankası, Mayıs 2018

PDF İndir (EN)


Media contact

Tunya Celasin
(495) 745-7000
E-posta



Image
INTERACTIVE DATA
The Macro Poverty Outlook is a semi-annual report, which analyses macro and poverty developments in developing countries. It is jointly produced by the Poverty & Equity and Macroeconomics and Fiscal Management Global Practices of the World Bank.
LEARN MORE

Welcome