Türkiye: Topluluk Düzeyinde Doğal Kaynak Yönetimini İyileştirmek

10 Nisan 2013 Çarşamba


World Bank Group

Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi (AWRP) topluluk düzeyinde sürdürülebilir doğal kaynak yönetimini ve planlamasını geliştirerek, Karadeniz’de kirliliği azaltmış ve kırsal topluluklarda tarımsal rekabet gücünü ve geliri yükseltmiştir. Bunun sonucunda, hedef alanlarda başlangıç düzeyine göre ortalama hanehalkı gelirleri yüzde 53, eğimli arazilerdeki toprak verimliliği yüzde 20’den fazla ve bitki örtüsü yüzde 77 artmıştır. Çiftçilerin yüzde 30’dan fazlası çevre dostu tarım uygulamalarını benimsemiş ve yüzde 60’ı gübre yönetim tekniklerini iyileştirmiştir.

 

Zorluk

Türkiye’nin kırsal bölgelerinde yaşayan insanlar doğal kaynak bozunumundan ciddi ölçüde etkilenmiş, tarımsal ürün verimleri, toprak verimliliği ve gelirleri düşmüştür. Artan kereste, yakıt ve yem bitkisi taleplerini karşılamak için gerçekleştirilen ağaç kesimleri ve otlaklarda aşırı otlanma, dik yamaçlarda yapılan tarımcılık  ve tarım arazilerinde etkili toprak koruma uygulamalarının olmayışı doğal kaynaklarda yaygın bir kötüleşmeye  yol açmıştır. 2000’li yılların başlarında, Türkiye Hükümeti istikrarlı bir ekonomik büyümenin temelini oluşturmak ve ülkenin Avrupa Birliği’ne (AB) katılımı için zemin oluşturmak için iddialı bir ekonomik reform programı başlatmıştır. Bu reform programı kırsal sektörde Türkiye’nin tarımsal rekabet gücünü arttıracak, doğal kaymaklarının korunmasını sağlayacak ve yoksullar için geçim kaynaklarını iyileştirecek bir program içermiştir.

Çözüm

Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi Türkiye’ye yönelik su havzası bazında sürdürülebilir doğal kaynak yönetimini ve yoksulluğun azaltılmasını hedefleyen başarılı bir Dünya Bankası desteğinin ikinci aşamasını oluşturmaktadır. Mikro havza düzeyinde doğal kaynak yönetimine ve ıslahına, gelir yaratmaya ve yeraltı su kaynaklarının korunmasına  yönelik çok sektörlü ve topluluk odaklı bir yaklaşımı desteklemek için Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) kaynaklarını bir araya getirmiştir. Rotasyon, organik maddelerin kullanımı ve ağaçlandırma faaliyetleri yoluyla bozunuma uğramış otlakların ıslahı sonucunda toprak erozyonu azaltılmış, toprak verimliliği ve tarımsal üretim arttırılmıştır. Daha iyi gübre ve besleyici madde yönetim uygulamalarının ve organik tarım uygulamalarının getirilmesi yoluyla, Karadeniz’e dökülen derelerdeki besleyici madde yükleri önemli ölçüde azaltılmıştır. Son olarak, Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi kırsal kalkınma kuruluşları arasında işbirliğine dayalı çalışmalara öncülük ederek sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi ile kırsal geçim kaynaklarının iyileştirilmesi arasındaki bağlantıları ortaya koymuştur.


" Kendimi, tüm köyümün faydalandığı bu projenin yararlı bir parçası olarak görüyorum  "

Ali Uysal

Çorum’un Aydıncık ilçesinde yaşayan bir vatandaş

Sonuçlar

Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi doğal kaynak yönetimine yönelik katılımcı bir yaklaşımın geliştirilmesi üzerinde odaklanmış ve havza bazında tarımsal üretimi arttırmıştır.  Projenin kilit sonuçları arasında aşağıdakiler bulunmaktadır:

-          Hedef mikro havzalardaki hanehalkı gelirleri 2005 ile projenin kapanış tarihi olan Haziran 2012 arasında ortalama yüzde 53 artmıştır;

-          Eğimli arazilerdeki toprak verimliliği (tarımsal ürün verimliliği ile ölçülen), 2005 ile 2012 yılları arasında yüzde 20’den fazla artmıştır;

-          Yedi yıllık proje süresi boyunca proje alanındaki bitki örtüsü başlangıç düzeyine göre yüzde 77 artmıştır;

-          2005 ile 2012 yılları arasında, çiftçilerin yüzde 30’dan fazlası çevre dostu tarım uygulamalarını ve yüzde 60’ı daha iyi gübre yönetim uygulamalarını benimsemiştir; böylelikle Karadeniz’e dökülen sulardaki besleyici madde yükü azaltılmıştır.         

Banka Grubu Katkısı

Proje 2004 yılında onaylanan bir IBRD (15,70 milyon ABD$) ve GEF (7 milyon ABD$) hibesinden oluşmaktadır. Mikro havza düzeyindeki su havzası yönetim programı Türkiye’de bir ilktir ve tüm tasarım ve uygulama aşamalarında faydalanıcıları ve yerel yönetim muhataplarını doğrudan sürece dahil eden katılımcı bir planlama yöntemi ile geliştirilerek uygulanmıştır –bu sahiplenmenin sağlanması bakımından kilit öneme sahiptir. Proje aynı zamanda çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının hem yerel hem de merkezi düzeylerde işbirliği içerisinde birlikte çalışmaları için bir platform oluşturmuştur. En önemlisi, proje doğal kaynak ıslahı ile somut ekonomik ve sosyal faydalar arasında doğrudan bir bağlantı kurmuştur ve bu özelliği projenin genel başarısına katkıda bulunmuştur.

Ortaklar

Proje Türkiye’den Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ve bakanlıkların yerel ve ulusal düzeylerdeki müdürlükleri ile birlikte uygulanmıştır. 

Geleceğe Bakış

Türkiye’de suyun ve iklim değişikliğinin öngörülen etkilerinin önemi göz önüne alınarak, ülke genelinde su ile ilgili sorunların nehir havzası düzeyinde ele alınacağı yeni bir proje hazırlanmaktadır. Yeni projenin temelini, yakın zamanda tamamlanan Ulusal Su Havzaları Stratejisi oluşturacaktır. Yerel düzeyde katılımcı planlama ve uygulama da dahil olmak üzere Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesinden çıkarılan dersler, doğal kaynak bozunumu ve su yönetimi ile ilgili sorunları ele alacak olan ulusal ölçekteki yeni ulusal çalışmaya yansıtılacaktır.

Faydalanıcılar

Çorum ilinin bir köyünde yaşayan Esma Bolat,  odun tüketimini azaltan ve hassas orman ekosistemleri üzerindeki baskıyı azaltan güneş enerjili su ısıtıcılarının yararlanıcılarından birisidir. Su ısıtıcılarının, yemek pişirmek, banyo yapmak ve çamaşır yıkamak için gereken sıcak su için güvenilir bir kaynak olduğunu ve ailesinin refahına önemli bir katkıda bulunduğunu söylüyor.

Çorum’un Aydıncık ilçesinden bir proje faydalanıcısı  olan Ali Uysal, bölgedeki yoksulların geçimlerinin iyileştirilmesine yönelik toplum odaklı çabaların bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu söylüyor ve  ekliyor: “Kendimi, tüm köyümün faydalandığı bu projenin faydalı bir parçası olarak görüyorum.”

Image
20%
2005-12 yılları arasında bölgedeki eğimli arazilerde toprak verimliliğinde yaşanan artı
Kaynak »