Konuşmalar ve Metinler

Opening Remarks at the Conference on Corporate Governance Practices in State Owned Enterprises

10 Haziran 2014 Salı


İbrahim Çanakci Conference on Corporate Governance Practices in State Owned Enterprises Ankara, Türkiye

Teslimata Hazırlanan Şekilde

Kamu kurum ve kuruluşlarımızın saygıdeğer temsilcileri, kıymetli katılımcılar, Dünya Bankası ile birlikte düzenlediğimiz bu konferansa hoş geldiniz diyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Hazine Müsteşarlığı olarak kurumsal yönetim ilkeleri konusunda Kamu İktisadi Teşebbüslerinde bir farkındalık oluşturmak ve bu ilkelerin uygulanmasını yaygınlaştırmak hususunda önemli bir çaba göstermekteyiz.

Bu konferansı da bu perspektif çerçevesinde düzenlemiş bulunuyoruz.

Bu uluslararası konferans kapsamında yurtiçinden ve yurtdışından gelen çok değerli uzman ve yöneticiler dört oturumda Kamu Sermayeli İşletmelerde kurumsal yönetim uygulamalarını farklı yönleriyle ele alacak ve bizlere kapsamlı bir perspektif sunacaklar.

Bu açılış konuşması vesilesiyle çok özet olarak KİT sisteminin ekonomimiz içindeki yerine, KİT’lerde kurumsal yönetim uygulamalarının önemine ve bu alanda bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalara değinmek istiyorum.

Çok Değerli Konuklar, KİT’lerin Türkiye ekonomisindeki öncü konumu özellikle sermaye yoğun sektörlerde uzun yıllar devam etmiştir. 1980li yılların ortalarında 233 sayılı KHK kapsamında 48 tane kuruluş bulunmaktaydı. KİT’lerin brüt satış hasılatının GSYH’ya oranı yüzde 20’nin üzerindeydi. Özelleştirmeler sonucunda hâlihazırda, 233 sayılı KHK kapsamında 18 tane KİT ve 3 tane bağlı ortaklık, özelleştirme portföyünde ise kamunun %50’den fazla paya sahip olduğu ve aktif olarak faaliyet gösteren 6 tane işletmeci kuruluş bulunmaktadır. 2012 yılı verilerine göre KİT’ler ile özelleştirme portföyündeki kuruluşların brüt satış hasılatı yaklaşık 120 milyar TL, GSYİH’a oran olarak ise yüzde 8,5, düzeyindedir. KİT’ler ile özelleştirme portföyündeki kuruluşların 2014 yılında 9,5 milyar TL yatırım gerçekleştirmesi hedeflenmektedir. Bu veriler, uygulamakta olduğumuz özelleştirme stratejisine rağmen KİT’lerin ülkemiz ekonomisi üzerinde halen önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Mevcut KİT’lerin kamuya yük getirmeden, kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda faaliyet göstermeleri en temel önceliklerimizden birisidir.

Bunu sağlamanın en önemli koşullarından birisinin bu kuruluşların kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda yönetilmeleri olduğuna inanıyoruz.

KİT’lerin, yerel ve küresel ölçekte artan rekabet ortamına ancak şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk gibi temel ilkeleri kuruluş kültürü haline getirerek ve kurumsal yönetim ilkelerini içselleştirerek uyum sağlayabileceği açıktır.           

Çok Kıymetli Katılımcılar, bildiğiniz gibi kurumsal yönetim kavramı öncelikle çok ortaklı şirketlere özgü sorunlar çerçevesinde gündeme gelmiştir. Halka açık olmayan şirketlerde ve kamu kurumlarında kurumsal yönetim kavramı görece yenidir. OECD tarafından hazırlanan ve 2005 yılında kamuoyu ile paylaşılan Kamu İşletmeleri için Kurumsal Yönetim Rehberi, bu alandaki ilk somut çalışmadır. Söz konusu Rehberde özetle, kamu işletmeleri için etkin bir hukuki ve düzenleyici çerçevenin sağlanmasının, devletin bilgili ve aktif bir işletme sahibi olarak hareket etmesinin, KİT yönetim kurullarının profesyonelleştirilmesinin ve şeffaflığın artırılmasının taşıdığı önemin altı çizilmektedir.

Bu noktada şunu ifade etmek isterim ki, kurumsal yönetim ilkeleri, statik, değişmez, katı ilkeler değildir. Ülkelerin ekonomik şartları, gelişmişlik düzeyleri ve hukuk sistemlerine göre söz konusu ilkeler çeşitli farklılıklar gösterebilmektedir. Yönetim yaklaşımları ve anlayışları değiştikçe, söz konusu ilkeler de değişen koşullar ve ihtiyaçlar paralelinde yeniden düzenlenebilmektedir. Nitekim, OECD ilk defa 2005 yılında hazırlamış olduğu Kamu İşletmeleri İçin Kurumsal Yönetim Rehberini, 2014 yılında dünyadaki son gelişmeleri de dikkate alarak günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde güncelleme çalışmalarını yürütmektedir. OECD’nin güncelleme çalışmalarında benimsediği katılımcı yaklaşımı desteklemekte ve bu çalışmalarda aktif olarak yer almaktayız.

Bu kapsamda, 2013 yılında “OECD Kamu İktisadi Teşebbüslerinde Kurumsal Yönetim Orta Doğu ve Kuzey Afrika Görev Grubu” beşinci yuvarlak masa toplantısına ev sahipliği yaptık. Uluslararası platformlarda yürütülen çalışmalara katkıda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duymaktayız.

Hazine Müsteşarlığı olarak kamu işletmelerinde kurumsal yönetim uygulamaları alanındaki gelişmeleri yakından takip etmekte ve bu uygulamaları kendi iç düzenlemelerimize yansıtma konusunda azami bir çaba göstermekteyiz. Bu kapsamda son yıllarda attığımız bazı adımları kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum.

2013 yılında Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak, şeffaf bir yönetim ve denetim sisteminin tesisi amacıyla, KİT’lerde etkin bir iç kontrol sisteminin oluşturulması çalışmalarını başlattık. KİT’lerin ve bağlı ortaklıkların uluslararası standartlara uygun iç kontrol sistemini kurmalarını zorunlu hale getirdik. KİT’ler bu konudaki eylem planlarını bu yılın Haziran ayı sonuna kadar hazırlayacak ve 2016 yılı Haziran sonu itibariyle iç kontrol sistemi kurma çalışmalarını tamamlayacaklardır. Bu kapsamda, KİT’lere yönelik bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdik ve eğitim çalışmalarımızı tamamladık.

Dünya Bankası ile işbirliği içerisinde KİT’ler, Sayıştay ve Hazine Müsteşarlığı çalışanlarına yönelik uluslararası finansal raporlama standartlarına ilişkin eğitim programı düzenledik. Böylece KİT’ler ile KİT sistemini düzenleyici ve denetleyici kurumların 2015 yılında başlayacak olan KİT’lerde bağımsız denetim uygulamasına hazır hale gelmelerine katkı sağladık.

Dünya Bankası ile birlikte seçilmiş iki KİT’te bir pilot proje uygulaması yürütüyoruz. Bu proje ile kuruluşların özellikle bağımsız denetim ve iç kontrol hususlarında mevzuat ile getirilen yükümlülükleri başarı ile yerine getirmelerini hedefliyoruz.

Uluslararası en iyi uygulamaları dikkate alarak Hazine Müsteşarlığı Pay Sahipliği Politika Belgesini bu senenin sonunda ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunup, 2015 yılında ise kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz. Bu Belge ile Hazine pay sahipliğinin amaçlarını, KİT’lerin kurumsal yönetiminde devletin rolünü ve sahiplik politikasının nasıl uygulanacağını açıklığa kavuşturacağız. Böylece, OECD kurumsal yönetim ilkeleri ile önerilen önemli hususlardan bir tanesini daha yerine getirmiş olacağız.

Hazine Müsteşarlığı olarak KİT’lerin uluslararası kurumsal yönetim ilkeleri ile uyumlu bir çerçevede faaliyet göstermelerinin sağlanması konusundaki çalışmalarımıza önümüzdeki dönemde de devam edeceğimizi belirtmek istiyorum. KİT sistemindeki siz değerli paydaşlarımızın da özellikle Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve sektör bakanlıklarının vermiş oldukları desteğin devam edeceğine inanıyorum. Siz değerli KİT yöneticilerinin bu süreçteki katkılarının bizler için çok büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum.

Değerli katılımcılar, Türkiye’de Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne ilişkin temel yasal çerçeveyi oluşturan 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 1984 tarihli bir düzenlemedir.

Ülkemiz ekonomisinin geçirdiği köklü yapısal değişim ve dönüşüm süreci sonrasında gelmiş olduğumuz noktanın, kamu sermayeli işletmelere ilişkin hukuki altyapının yeniden tasarlanmasını gerekli kıldığı açıktır.

Günümüz ihtiyaçlarına ve gelecekte karşılaşacağımız muhtemel ihtiyaçlara cevap verebilecek, uluslararası iyi uygulamalarla uyumlu ve sadece KİT’ler değil diğer kamu sermayeli işletmeleri de kapsayacak bir mevzuat düzenlemesi yapılması önemli ve acil bir ihtiyaç olarak önümüzde durmaktadır. Bu konuda biraz önce de değindiğim gibi bugüne kadar kısmi bazı adımlar atıldı. Ancak, bu çalışmaları daha bütüncül bir yaklaşımla ele almamız ve ivedilikle sonuçlandırmamız gerektiği aşikardır.

Bu konuda ilerleme sağlayabilmenin ancak konunun tüm taraflarının daha katılımcı, esnek ve özverili bir tutum sergilemesi ile mümkün olabileceğinin altını çizmek istiyorum.

Bu konferansın bu yönde atacağımız adımlara ışık tutmasını ve uluslararası en iyi uygulamalar çerçevesinde mevcut uygulamalarımıza ve önümüzdeki dönemde neler yapmamız gerektiğine dair kapsamlı bir değerlendirme yapmaya vesile olmasını temenni ediyorum.

Konuşmamı sonlandırırken KİT’lerde kurumsal yönetim uygulamaları alanındaki çalışmalarımıza sağladığı katkılar için Dünya Bankası’na teşekkür ediyor ve bu konularda yakın bir işbirliği içerisinde bulunmaktan duyduğumuz memnuniyeti belirtmek istiyorum.

Bu konferansın düzenlenmesinde emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, Dünya Bankası yetkililerine, tecrübelerini bizimle paylaşacak olan kıymetli konuşmacılara ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyor ve hepinize tekrar saygılarımı sunuyorum.


Api
Api