Türkiye Genel Bakış

  • Ülke Bağlamı 

    TÜRKİYE

    2017

    Nüfus, milyon

    80,3  

    GSYH, cari ABD$, milyar

    850,7

    Kişi başına düşen GSYH, cari ABD$, milyar

    10.592 

    Doğumda Yaşam Beklentisi, yıl

    75,4

    Türkiye’nin 2000 yılından bu yana kaydettiği performans oldukça etkileyicidir.  Bu performansının merkezinde, istihdam ve gelirlerin artmasını sağlayan ve Türkiye’yi bir üst-orta gelirli ülke haline getiren makroekonomik ve mali istikrar yatmaktadır.

    2002 ile 2015 yılları arasında yoksulluk oranı yarıdan daha aşağıya inmiş, aşırı yoksulluk oranı daha da hızlı düşmüştür. Aynı dönemde Türkiye çarpıcı bir şekilde şehirleşmiş, dış ticarete ve finansa açılmış, birçok kanun ve yönetmeliğini Avrupa Birliği (AB) standartları ile uyumlaştırmış ve kamu hizmetlerine erişimi büyük ölçüde artırmıştır. Bu arada 2008/2009 küresel krizinin etkilerinden de iyi bir şekilde toparlanmıştır.

    2018 yılı ve orta vade için öngörülen yüzde 4,7’lük büyüme oranı göz önüne alındığında Türkiye’nin büyüme beklentileri makul derecede sağlam görünmekle birlikte, yüksek gelirli ülke statüsüne yükselme sürecinde zorluklar yaşamaktadır.  Belirsiz bir büyüme görünümü de Türkiye’nin makroekonomik başarılarını test etmektedir.

    Yurt içindeki zorluklar ve kötüleşen jeopolitik ortam ihracatı, yatırımları ve büyümeyi olumsuz etkilemiştir. 2016-2017 döneminde üç milyondan fazla Suriyeli sığınmacının ülkeye girmesi, özellikle en fazla sığınmacının yaşadığı kent merkezlerinde yeni sosyal, ekonomik ve siyasi talepler doğurmuştur.

    Hükümetin özel sektör yatırımlarını tekrar canlandırmak, büyümeyi hızlandırmak ve Türkiye’nin Avrupa ile yakınsama sürecini tekrar başlatmak için güçlü önlemler alması gerekecektir. Özellikle, eğitimin kalitesini yükseltmek ve daha fazla yenilikçilik yoluyla üretkenliği arttırmak için yeni bir ivmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

    Son Güncelleme: 17 Nisan 2018

  • Strateji

    Proje Sayısı

    12

    Net IBRD Taahhüdü

    3,9 milyar ABD$

    Vakıf Fonu Portföyü

    484 milyon ABD$

    Türkiye ve Dünya Bankası Grubu, kısa süre önce hazırlanan ve Banka’nın 2018-2021 MY dönemine ilişkin stratejisini belirleyen Ülke İşbirliği Çerçevesinde (CPF) ana hatları çizilen güçlü bir işbirliğine sahiptir. CPF hem teknik hem de finansal açıdan Dünya Bankası Grubu’nun ortak çalışmalar yapacağı başlıca alanları belirlemektedir.

    Ülke İşbirliği Çerçevesi,  Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA)’nın güçlü yönlerine dayalı olarak çeşitli araçlar önermektedir. Dünya Bankası Grubu’nun  yatırım portföyü ve bekleyen projeler stoku çeşitli sektörleri desteklemekte,  enerji sektöründe, finansal sektör ve özel sektör geliştirme alanında, kentsel gelişim, ulaştırma, sosyal koruma, işgücü piyasası geliştirme ve sağlık alanlarında hem devam etmekte olan hem de planlanan programları bulunmaktadır.   

     2018-21 MY dönemine ilişkin IBRD finansmanı  5 ila 7,5 milyar ABD$ arasında öngörülmektedir. Öte yandan IFC’nin kendi hesabına gerçekleştireceği yatırım programının  yıllık 600 ila 800 milyon ABD$ arasında oluşması beklenmektedir.

    Türkiye Dünya Bankası Grubu’nun analitik ve teknik bilgi çalışmalarına büyük değer vermektedir. Çeşitli alanlarda (eğitim, işgücü, finans, rekabet gücü, ulaştırma, ormancılık, arazi ve enerji) yapılan çalışmalar politika tartışmalarına bilgi girdisi sağlamayı amaçlamaktadır ve bunlar Banka’nın Türkiye’deki tüm paydaşlar ile ortak çalışma alanlarını genişletme yaklaşımının ana araçlarını oluşturmaktadır. Son zamanlarda büyüyen Vakıf Fonu portföyü, eğitim, işgücü piyasasının geliştirilmesi, enerji, afet riski yönetimi ve kentsel gelişim alanlarında ayrıntılı ve daha geniş kapsamlı bir çalışma alanının oluşturulması imkanını sağlamıştır.

    Kilit Çalışmalar 

    Mevcut CPF (2018-21 MY) uygulaması iyi bir şekilde ilerlemektedir ve 2018 yılı için yeni projelere yönelik 1,1 milyar ABD$ düzeyinde bir finansman sağlanması beklenmektedir  (Sürdürülebilir Şehirler projesi-II, 91 milyon ABD$; Gaz Depolama Genişletme Projesi, 600 milyon ABD$; ve Finansmana Kapsayıcı Erişim Projesi, 400 milyon ABD$).

    Hükümetin Türkiye’de bulunan çok sayıdaki Suriyelinin oluşturduğu zorluğa  cevap vermesi için sağlanan yardımlar kilit ortak çalışma alanlarından birisini oluşturmaktadır. Dünya Bankası Grubu, Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı (FRiT) ile ortak bir şekilde çalışmaktadır ve sosyal destek ve uyum, işgücü piyasaları, ekonomi ve eğitim alanlarının yanı sıra veri toplama, ölçme ve izleme gibi ortak alanlarda destek sağlamaktadır.

    FRiT fonlarına ek olarak, Temiz Teknoloji Fonu (CTF), AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) fonları, Küresel Çevre Fonu (GEF) ve İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA) Toplumsal Cinsiyet Fonları gibi çok çeşitli Vakıf Fonları portföyü desteklemektedir. 

    2017 Mali Yılında, Türkiye’nin kamu – özel sektör işbirliği (KÖİ) girişimlerini yönetme kapasitesini güçlendirmek amacıyla,   Banka ile Kalkınma Bakanlığı arasındaki ilk Geri Ödenebilir Danışmanlık Hizmetleri (RAS) anlaşması imzalanmıştır.

    Banka, Türkiye’nin karmaşık altyapı ve hizmet iyileştirme projeleri için finansman ve danışmanlık hizmetleri sağlayan kilit bir ortaktır. Banka aynı zamanda diğer   uluslararası finansal kuruluşlar ile ortaklıkların oluşturulmasında bir kaldıraç etkisi yaratarak ve ticari finansman için katalizör rolü oynayarak kalkınma finansmanının en üst düzeye çıkarılmasında kilit bir  işlevi yerine getirmektedir. Finansmanın başarılı bir şekilde harekete geçirildiği yakın zamanlı bir örnek olarak Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) gösterilebilir.

    Banka’nı sağladığı 800 milyon ABD$ tutarındaki finansman ve yaptığı durum tespit çalışması, ticari borçlanma teminatlarının desteklenmesi için MIGA’dan 1,2 milyar  ABD$ tutarında garanti sağlanmasına ve Asya Altyapı ve Yatırım Bankasından (AIIB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) 1 milyar ABD$’nın üzerinde eş finansman temin edilmesine yardımcı olmuştur.

    Son Güncelleme: 17 Nisan 2018

  • Ekonomi

    Son Ekonomik Gelişmeler 

    Türkiye 23017 yılında yüzde 7,4’lük bir büyüme ile güçlü bir konjonktürel toparlanma yaşamıştır. 2017 yılında alınan mali önlemler ile küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) yönelik Kredi Garanti Fonunun sağladığı finansman talebi canlandırmıştır.

    Toplam tüketim söz konusu dönemdeki büyümenin üçte ikisinden fazlasını oluşturmuştur. Güçlü talep tüketici fiyatları enflasyonunun yükselmesine yol açmış ve 2017 yılında ortalama enflasyon oranı yüzde 11 olarak gerçekleşmiştir.

    2016 yılında GSYH’nın yüzde 3,8’i düzeyinde olan cari açık, 2017 yılında tahmini yüzde 5,5 seviyesine yükselmiştir. Net portföy akışlarındaki bir toparlanma cari açığın yarısının finansmanına yardımcı olmuştur. Mali giderler yüksek düzeyde kalmasına rağmen,  güçlü gelir 2017 yılında mali açığın GSYH’nın yüzde 1,7’si seviyesinde tutulmasını sağlamıştır.

    Merkez Bankası fiyat ve döviz kuru baskıları karşısında son 12 aylık dönemde efektif politika faiz oranını 450 baz puan yükseltmiştir (yüzde 8,3’ten yüzde 12,75’e).

    Para stokundaki (M3) artış hafif bir şekilde yavaşlamıştır ancak yine de özel sektör kredilerindeki yüzde 20’lik artışın sürüklediği  güçlü talep sayesinde 2017 yılında yüzde 16 gibi yüksek bir oranda gerçekleşmiştir. Merkez Bankası ayrıca yüksek döviz risklerini düşürmek amacıyla şirketlerin döviz cinsinden borçları ile ilgili olarak daha sıkı düzenlemeler uygulamaya koymuştur.

    2017 yılında güçlü büyüme işgücü piyasasını da canlandırmıştır. Masım 2016’da yüzde 12,1 düzeyinde olan işsizlik oranı Kasım itibariyle 1,8 puanlık bir düşüş ile yüzde 10,3 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde istihdam sayısı 1,5 milyon kişi artmıştır ve bu artışta temel rolü hizmetler (yüzde 54,6), sanayi (yüzde 19,2) ve tarım (yüzde 18,6) sektörleri  oynamıştır.

    Kadınlar için işgücüne katılma oranı yıllık bazda 1,1 puanlık bir artış  ile yüzde 33,8’e yükselirken, gençler arasındaki işsizlik oranı 3,3 puanlık bir düşüş ile yüzde 19,3’e inmiştir.

    Ekonomik Görünüm 

    2018 yılı için, ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 4,5 ile yüzde 5 arasındaki potansiyel oranına yaklaşması beklenmektedir. Son araştırmalar artan maliyetlerin ve azalan reel ücretlerin baskısı ile tüketici talebinde bir ılımlılaşma olduğunu göstermektedir. Hızlı kredi artışı bankacılık sektörünün Türk Lirası likiditesini sıkıştırmış, kredi riskini arttırmış ve  kredi faiz oranlarını yükseltmiştir.  Bu hususlar 2018 yılında kredi artışında bir yavaşlama olacağına işaret etmektedir. Ancak, Kredi Garanti Fonu 2015 yılı için ilave 55 milyar TL tutarında arttırılmıştır.

    Öte yandan, Aralık  2017’de onaylanan 2018 bütçesi, yatırımları ve istihdamı hızlandırmak için Şubat 2018’de önerilen mali teşvik önlemleri ile takviye edilmiştir.

    Bu gelişmeler göz önüne alındığında, enflasyonun 2018 yılında yüzde 10 seviyesinin biraz üzerinde kalması beklenmektedir. Yüksek seviyelerde olan ve son aylarda çift haneli rakamlara ulaşan çekirdek enflasyon manşet enflasyonu daha da yükseltebilir. Cari açığın, GSYH’nın yüzde 5,2’si ile yüksek seviyelerde kalacağı öngörülmektedir. AB’deki toparlanmanın etkisi ile devam eden ihracat artışına rağmen, yükselen emtia fiyatlarının da etkisi ile ithalat faturasının yüksek seviyelerde kalması beklenmektedir.

    Türkiye’nin dış kaynaklı kırılganlıkları halen yüksek seviyelerdedir. 2018 yılında ABD para politikasının daha fazla  sıkılaşması sermaye akışlarını olumsuz etkileyerek Türkiye’nin  dış borcu bakımından faiz ve döviz kuru risklerini yükseltebilir. Dış borcun yüzde 70’lik  bir bölümünü oluşturduğundan dolayı özel sektör bu durumdan özellikle etkilenmektedir. Bu borçların çoğu uzun vadeli olmasına rağmen,  zayıflayan lira ve artan dış finansman maliyeti şirketlerin bilançolarını sarsabilir. 

    Mevcut makroekonomik ortam ve öngörülen dış koşullar parasal ve mali disiplin gerektirecektir. Orta vadede daha sürdürülebilir bir ekonomik büyüme yörüngesi için sağlam makroekonomik politikaların yanında  daha derin yapısal reformların yapılması gerekecektir.

    Son Güncelleme: 17 Nisan 2018

  • Mercek Altında 

    Türkiye Sürdürülebilir Şehirler Projeleri

    Türkiye’nin şehirlerinin çevresel, finansal ve sosyal sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesini destekleyen Sürdürülebilir Şehirler Programı, kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi ile ilgilenen seçilen belediyelere ve belediye şirketlerine yerel düzeyde kullandırılmak üzere İller Bankası’na finansman sağlayacak bir projeler dizisi olarak tasarlanmıştır. Söz konusu program İller Bankası ile Dünya Bankası’nın sürdürülebilir şehirler yaklaşımını hem sektörel hem de mekansal bazda genişletmesine olanak tanımaktadır.

    Muğla ve Denizli belediyelerindeki su ve kanalizasyon yatırımlarını kapsayan 132 milyon ABD$ tutarındaki Sürdürülebilir Şehirler Projesi-I  (SŞP-1) Aralık 2016’da onaylanmıştır.  Muğla ve Antalya’daki su ve kanalizasyon yatırımlarını kapsayan 91,5 milyon ABD$  tutarındaki Sürdürülebilir Şehirler Projesi-2  (SŞP-2)  ise Nisan 2018’de onaylanmıştır.

    Sürdürülebilir Şehirler proje dizisi, su, atık su, katı atık, enerji verimliliği ve sokak aydınlatması alanlarındaki öncelikli belediye yatırım projeleri için yatırım finansmanı sağlamaktadır. Aynı zamanda katılımcı belediyelerin kapsamlı entegre planlar ve sermaye yatırım planları hazırlamalarına ve iklim değişikliği ile ilgili hususlar göz önünde bulundurularak yatırım finansman planlarını önceliklendirmelerine yardımcı olmak amacıyla teknik yardım da sağlamaktadır (25 milyon € tutarında bir AB IPA hibe finansmanı ile). Bu teknik yardım şu anda Antalya, Denizli, Muğla ve Kayseri şehirlerine sağlanmaktadır.

    Türkiye’nin Sürdürülebilir Şehirler Programı, IFC ile işbirliği içerisinde kalkınma finansmanının en üst düzeye çıkarılmasını hedefleyen  bit kamu- özel sektör yatırım koordinasyon platformu üzerinden yürütülmektedir. Programın Dünya Bankası ve IFC tarafından ortaklaşa desteklenen yerel düzeydeki “ayağı”, özel sektör finansmanının harekete geçirilmesi ve bir kaldıraç etkisi yaratılması için şehirlerin kredi değerliklerinin arttırılmasına yardımcı olmaktadır.

    Sağlanan teknik yardım ve finansman, Dünya Bankası Grubu’nun belediyelerin  altyapı ihtiyaçları için doğrudan sermaye piyasalardan finansman temin etmelerine yardımcı olmak için bir katalizör rolü oynamasına olanak tanımaktadır. Böylelikle özel sektör finansmanı içim kaldıraç etkisi yaratılmakta ve kamu fonları en fazla ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmektedir. Ulusal düzeyde, program merkezi hükümet ile yapıcı bir diyalogun sürdürülmesini sağlayarak belediye finansman ve yatırım çerçevesinin modernize edilmesine ve özel sektör katılımı için uygun bir ortamın yaratılmasına yardımcı olmaktadır.

    Son Güncelleme: 17 Nisan 2018


KREDILER

Türkiye: Mali Yıllara göre Taahhütler (milyon ABD doları)*

* IBRD ve IDA taahhütlerini içerir.


Mercek Altında

Ek Kaynaklar

Ülke Ofis İletişim Bilgileri

Ankara, Tel: +90 312 4598300
Uğur Mumcu Caddesi, No:88, 2. Kat 06700, Gaziosmanpaşa, Ankara/ Türkiye
turkeywebfdbk@worldbank.org
Washington, +1 202-473-9277, Europe and Central Asia Region
1818 H Street NW, Washington, DC 20433
Welcome