Türkiye Genel Bakış

  • Ülke Bağlamı 

    TÜRKİYE

    2016

    Nüfus Yıl ortası resmi veri 

    79,3 milyon 

    GSYH, cari ABD$, milyar

    863 milyar ABD$

    Kişi başına düşen GSYH, cari ABD$

    10.891 ABD$

    Gini Katsayısı WDI değeri (2014)

    41,2

    Doğumda Yaşam Beklentisi, yıl

    75,2

    Türkiye’nin 2000 yılından bu yana kaydettiği performans oldukça etkileyicidir. Bu performansının merkezinde, istihdam ve gelirlerin artmasını sağlayan ve Türkiye’yi bir üst-orta gelirli ülke haline getiren makroekonomik ve mali istikrar yatmaktadır.  2002 ile 2015 yılları arasında yoksulluk oranı yarıdan daha aşağıya inmiş, aşırı yoksulluk oranı ise daha da hızlı düşmüştür. Aynı dönemde Türkiye çarpıcı bir şekilde şehirleşmiş, dış ticarete ve finansa açılmış, birçok kanun ve yönetmeliğini AB standartları ile uyumlaştırmış ve kamu hizmetlerine erişimi büyük ölçüde artırmıştır. Bu arada 2008/2009 küresel krizinin etkilerinden de iyi bir şekilde toparlanmıştır.

    2017 yılı ve orta vade için öngörülen yüzde 4’lük büyüme oranı göz önüne alındığında Türkiye’nin büyüme beklentileri makul derecede sağlam görünmekle birlikte, Türkiye yüksek gelirli ülke statüsüne yükselmesine olanak tanıyacak bir büyüme düzenini sürdürülebilir kılmada zorluklar yaşamaktadır. Türkiye’nin makroekonomik başarıları belirsiz bir görünümden olumsuz etkilenmektedir. Yurt içindeki zorluklar ve komşu bölgelerdeki kötüleşen jeopolitik ortam, ülkenin ihracatını, yatırımları ve büyümeyi olumsuz etkilemiştir. 2017 yılındaki güçlü toparlanma, büyük ölçüde, sadece kısa vadeli bir önlem olması beklenen mali teşviklere dayanmaktadır.

    2015-2016 döneminde üç milyon Suriyeli sığınmacının ülkeye girmesi, özellikle sığınmacıların büyük çoğunluğunun yaşadığı kent merkezlerinde yeni sosyal, ekonomik ve siyasi talepler doğurmuştur. Hükümetin özel sektör yatırımlarını tekrar canlandırmak, büyümeyi hızlandırmak ve Türkiye’nin Avrupa ile yakınsama sürecini tekrar başlatmak için güçlü önlemler alması gerekecektir. Özellikle, eğitimin kalitesini yükseltmek ve daha fazla yenilikçilik yoluyla üretkenliği arttırmak için yeni bir ivmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

    2015 ve 2016 yıllarındaki siyasi gelişmeler yeni zorluklar ortaya koymuştur. Haziran ve Kasım 2015’te yapılan seçimler, Mayıs 2016’da Bakanlar Kurulu’nda yaşanan değişiklik, Temmuz ayındaki darbe girişimi ve bunun sonucunda kamuda yaşanan görev değişiklikleri Hükümet’in reform ivmesini etkilemiştir. Aynı zamanda, yaşanan bir dizi terör saldırısı ülkeye gelen turist sayısını ve yabancı yatırımları azaltmıştır. Özel yatırımlarda ertelemeler yaşanmış ve bu durum ekonomik büyümenin yavaşlamasına yol açmıştır.  

    Son Güncelleme: 06 Ekim 2017

  • Strateji

    Proje Sayısı

    11

    Net IBRD Taahhüdü

    3,5 milyar ABD$

    Vakıf Fonu Portföyü

    484 milyon ABD$

    Türkiye ve Dünya Bankası Grubu (DBG), kısa süre önce hazırlanan DBG Ülke İşbirliği Çerçevesinde (CPF) ana hatları çizilen güçlü bir işbirliğine sahiptir. CPF, Türkiye’nin 11. Ulusal Kalkınma Planı ve DBG’nin 2016 mali yılında tamamladığı Sistematik Ülke Değerlendirmesinde (SCD) vurgulanan kalkınma öncelikleri ile de uyumludur. SCD, Türkiye’de yoksulluğu azaltmanın ve büyümeyi sürdürülebilir hale getirmenin önündeki temel zorlukları açıklamaktadır.

    Ülke İşbirliği Çerçevesi Dünya Bankası Grubu’nun 2017-21 MY dönemine ilişkin stratejisini ortaya koymakta ve hem teknik hem de finansal açıdan Dünya Bankası Grubu’nun ortak çalışmalar yapacağı başlıca alanları belirlemektedir. 

    Kilit Çalışmalar 

    Ülke İşbirliği Çerçevesi,  IBRD, IFC ve MIGA’nın güçlü yönlerine dayalı olarak çeşitli araçlar önermektedir. Dünya Bankası Grubu’nun yatırım portföyü ve bekleyen projeler stoku çeşitli sektörleri desteklemekte, enerji sektöründe, finansal sektör ve özel sektör geliştirme alanında, kentsel gelişim, sosyal koruma, işgücü piyasası geliştirme ve sağlık alanlarında hem devam etmekte olan hem de planlanan programları bulunmaktadır.  2018-21 MY dönemine ilişkin IBRD finansmanı 5 ila 7,5 milyar ABD$ arasında öngörülmektedir. Öte yandan IFC’nin kendi hesabına gerçekleştireceği yatırım programının yıllık 600 ila 800 milyon ABD$ arasında oluşması beklenmektedir.

    Türkiye Dünya Bankası Grubu’nun analitik ve teknik bilgi çalışmalarına büyük değer vermektedir.

    Çeşitli alanlardaki (eğitim, sağlık, işgücü ve enerji) politika tartışmalarına bilgi girdisi sağlamak amacıyla çok çeşitli bilgi ürünleri hazırlanmaktadır ve bunlar Banka’nın tüm paydaşlar ile ortak çalışma ve daha geniş bir sahiplenme sağlama yaklaşımının ana araçlarını oluşturmaktadır. Son zamanlarda büyüyen Vakıf Fonu portföyü, eğitim, işgücü piyasasının geliştirilmesi, enerji, afet riski yönetimi ve kentsel gelişim alanlarında ayrıntılı ve daha geniş bir kapsamlı bir çalışma alanının oluşturulması imkanını arttırmıştır. 

    2017 mali yılında, Banka ile Kalkınma Bakanlığı arasında, Türkiye Hükümeti’nin Kamu-Özel sektör İşbirliğini (KÖİ) yönetme kapasitesinin güçlendirilmesi konusundaki ilk Geri Ödenebilir Danışmanlık Hizmetleri (RAS) anlaşması yürürlüğe girmiştir.

    Bir başka önemli ortak çalışma alanı, Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacıların durumu karşısında yapılacak müdahaleler için Hükümet’in desteklenmesi ile ilgilidir. Dünya Bankası Grubu Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki Sığınmacılara Yönelik Fonu (FRiT) ile ortak bir şekilde çalışarak sosyal destek ve uyum, işgücü piyasası, ekonomi ve eğitim alanlarında ve veri toplama, ölçüm ve izleme gibi ortak alanlarda yardım sağlamaktadır. 

    Son Güncelleme: 06 Ekim 2017

  • Ekonomi

    Son Ekonomik Gelişmeler 

    Türkiye’nin 2016 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleşen büyüme oranı kapsamlı mali teşvik önlemlerinin desteği ile 2017 yılının ilk yarısında hızlanarak yüzde 5,1’e ulaşmıştır. Özellikle toplam tüketim ve net ihracat sayesinde büyüme beklenenden daha güçlü gerçekleşmiştir.

    Önceki yıl 29,3 milyar ABD$ olarak gerçekleşen 12 aylık cari açık 2017 yılının ilk yarısında 34,3 milyar ABD$ olarak gerçekleşmiştir. Bunda özellikle altın ithalatında hızlı artış ve kısmen de petrol fiyatlarındaki yükseliş etkili olmuştur. Turist sayısındaki artışa rağmen, turistlerin kişi başına düşen harcamaları azaldığından, turizm gelirleri halen bir yıl önceye göre daha düşüktür.  İyileşen küresel ekonomik beklentiler, artan küresel risk iştahı ve azalan iç belirsizlikler sayesinde ikinci çeyrekte finansal girişler iyileşmiştir.

    Liradaki değer kaybı sonucunda meydana gelen kur yansıma etkisi ile enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş manşet enflasyonu Ağustos 2017’de yüzde 10,7’ye çıkarmıştır. Çekirdek enflasyon da yüzde 10,2 ile son on yıllık dönemde ilk kez çift haneli seviyelere ulaşmıştır ve bu durum önümüzdeki aylarda enflasyonu daha da yukarıya itebilir. Liradaki değer kaybı ve enflasyondaki yükseliş Merkez Bankası’nın 2017 yılında faiz oranlarını alışılmışın dışında bir şekilde yükseltmesine yol açmıştır. Portföy girişleri ve Merkez Bankası’nın sıkılaştırıcı adımları karşısında,  Lira ABD Doları karşısında Ağustos sonu itibariyle Ocak sonuna göre yüzde 10,2 değer kazanmış ve kur 3,44 olarak gerçekleşmiştir.

    Yoksulluk, 2009 küresel krizi öncesine göre daha düşük bir hızla olsa da azalmaya devam etmektedir. Kişi başına düşen harcaması yoksulluk sınırının (2011 SAGP bazında 5,5$/gün) altında olan nüfus, on yıl öce yüzde 27,3 iken artık yüzde 10,5’e inmiştir. Daha fazla ve daha iyi ücretli işlerin mevcudiyeti, yoksulluktaki bu azalmanın ardında yatan itici güç olmuş, sosyal transferler nispeten daha küçük bir destekleyici rol oynamıştır.

    Bununla birlikte, işgücü piyasası zorluklar ile karşı karşıyadır. İşsizlik oranı yükselmektedir ve Mayıs 2017 itibariyle işgücünün yüzde 10,2’sine ulaşmıştır; bu oran bir sene önceye göre neredeyse 1 puan daha yüksektir. Öte yandan, gençler (15-24 yaş grubu) arasındaki işsizlik oranı yüzde 19,8’e ulaşmıştır; bu oran da Mayıs 2016’ya göre neredeyse 2,5 puan daha yüksektir. 

    Ekonomik Görünüm 

    2016 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleşen büyümenin, 2017 yılında yüzde 4’e çıkması beklenmektedir; 2017 yılının ikinci çeyreğindeki güçlü performans göz önüne alındığında bu oran biraz daha yükselebilir. 2017 yılında geçici mali teşvik önlemlerinin ve kredi kolaylıklarının özel tüketimi ve kamu tüketimini desteklemesi beklenmektedir. İşletmelerin güven seviyesi yavaş bir hızda toparlandığından, 2017 yılında özel yatırımların zayıf bir performans sergilemesi beklenmektedir.

    Yükselen dış talep ve artan rekabet gücü sayesinde ihracatın 2017 yılında artması beklenmektedir. Yükselen iç talep ithalat artışına yol açmakla birlikte, net ihracatın yine de 2017 yılında GSYG artışına önemli ölçüde katkıda bulunması beklenmektedir. Artan enerji ve altın açığı sebebiyle 2017 yılında cari açığın GSYH’nın yüzde 4,7’sine ulaşması beklenmektedir. Öte yandan yine çift haneli rakamlarda kalarak hedefin önemli ölçüde üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Mali teşvik önlemlerinin çözülmesi ile birlikte, GSYH artışının 2018 yılında yavaşlaması ve yüzde 3,5’e inmesi beklenmektedir.

    Lirada son zamanlarda yaşanan değer artışı enflasyon üzerinde olumlu bir etki yaratabilir, ancak yine de bu değer artışının kalıcılığı küresel likidite koşullarına ve Merkez Bankası’nın para politikası duruşuna bağlı olacaktır. Öte yandan, Kredi Garanti Fonu tarafından sağlanan garantilerdeki artış bankacılık sektörü üzerinde ilave baskılar yaratmaktadır. Yetersiz seviyelerdeki yurt içi tasarruflar, küresel likidite koşullarındaki belirsizlikler ve bankaların karlılıklarında kaydedilen orta düzeydeki artış orta vadede daha fazla kredi artışını sınırlayabilir.

    İşgücü piyasası ortamındaki kısıtlar devam ettiğinden, yoksulluğun daha düşük bir hızda azalması beklenmektedir. Yoksulluk oranının 2017 yılında yüzde 9,3’e ve 2018 yılında yüzde 8,9’a düşmesi beklenmektedir. Eğer yapısal reform gündemi yeniden ivme kazanırsa ve daha yüksek üretkenlikli işler yaratılırsa bu tahmin daha da iyileşebilir. Beceri seviyesi daha düşük kişileri, işgücü piyasası tekrar hızlandığında faydalarını gösterecek aktivasyon programlarıyla buluşturmaya yönelik politika çabaları artmaktadır.

    Son Güncelleme: 06 Ekim 2017

  • Mercek Altında 

    Trans Anadolu Boru Hattı Projesi (TANAP)

    Aralık 2016’da, Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu Türkiye topraklarını boydan boya geçen 1.850 km uzunluğundaki TANAP boru hattının yapımına yönelik olarak Türkiye ve Azerbaycan için 400’er milyon dolarlık birer krediyi onaylamıştır. Proje uygulaması devam etmektedir ve bugüne kadar önemli bir ilerleme kaydedilmiştir.

    TANAP, Dünya Bankası Grubu tarafından doğrudan desteklenen en büyük yatırım projelerinden birisi olması düşünülen biri dizi proje ve yatırımdan oluşan 40+ milyar dolarlık devasa Güney Gaz Koridorunun ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır.  TANAP projesi Avrupa için yeni bir gaz güzergahı açmakta ve Türkiye için Azerbaycan’dan ilave gaz ithalatı olanakları sunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’de doğal gazla ısınma ve santrallerde doğal gaz kullanımı için artan talep karşısında doğal gaza erişimi arttıran kalkınma etkileri ve Azerbaycan ve diğer bölge ülkeleri için ekonomik çeşitlendirme fırsatları sunmaktadır. TANAP, Türkiye ve Azerbaycan için stratejik amaçlar taşıyan yüksek öncelikli bir proje olmanın yanında, Güneydoğu Avrupa’da enerji güvenliği arttıracak olması sebebiyle ECA bölgesi için de önem taşımaktadır.

    TANAP için Türkiye ve Azerbaycan’a 800 milyon ABD$ tutarında doğrudan IBRD finansmanı sağlamanın yanı sıra, Banka, bu devasa altyapı projesi için başka uluslararası finansal kuruluşlardan da önemli miktarda finansmanın harekete geçirilmesine yardımcı olmuştur. Bu kapsamda, projeye yönelik ticari kredilere yönelik garantileri desteklemek için MIGA harekete geçirilmiş (1,2 milyar $), IBRD finansmanına paralel olarak Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile bir ortak finansman anlaşması (600 milyon ABD$) imzalanmıştır. Ayrıca Banka ekibi, 1,1 milyar dolarlık ilave bir kaynağın harekete geçirilmesi için Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve 500 milyon dolarlık bir kaynak için de EBRD ile yakın bir şekilde birlikte çalışmıştır. 

    Son Güncelleme: 06 Ekim 2017


KREDILER

Türkiye: Mali Yıllara göre Taahhütler (milyon ABD doları)*

* IBRD ve IDA taahhütlerini içerir.


Ek Kaynaklar

Ülke Ofis İletişim Bilgileri

Ankara, Tel: +90 312 4598300
Uğur Mumcu Caddesi, No:88, 2. Kat 06700, Gaziosmanpaşa, Ankara/ Türkiye
turkeywebfdbk@worldbank.org
Washington, +1 202-473-9277, Europe and Central Asia Region
1818 H Street NW, Washington, DC 20433