Bu sayfa:

BASIN BÜLTENİ

Dünya Bankası tarafından yayınlanan raporlara göre, Türkiye’nin son zamanlarda istihdam yaratmadaki becerisi uluslararası karşılaştırmalarda öne çıkıyor, ancak asıl zorluk bu performansın sürdürülmesi

23 Ocak 2014 Perşembe

ANKARA, 23 Ocak 2014— Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Dünya Bankası bugün ortaklaşa hazırladıkları “Türkiye’de İyi İşler” başlıklı yeni bir raporun tanımını gerçekleştirdi ve Banka’nın “Tekrar İşe Koyulmak: Avrupa ve Orta Asya’da İstihdam ile Büyümek” başlıklı yeni bir bölgesel raporunu sundu. Raporların tanıtımı için düzenlenen toplantının açılış konuşmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik; Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Martin Raiser tarafından yapıldı.

Avrupa ve Orta Asya ülkeleri 2008-2009 küresel finansal krizinin öncesinden  itibaren istihdam yaratmak için uğraş verdiler. Türkiye ise bu konunda oldukça iyi bir performans sergiledi. Sunumda Türkiye’nin iyi performansının altında yatan sebepler ve başka ülkelerin çıkarabilecekleri dersler üzerinde duruldu. Öte yandan, Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki işgücü piyasalarına daha yakından bakıldığında Türkiye’nin bu iyi istihdam durumunun geleceğe taşınması bakımından bölgedeki benzer ülkeler ile bazı ortak zorlukları paylaştığı görülmektedir.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Martin Raiser bu konuda şunları söyledi: "Kriz sonrasında Türkiye’nin işgücü piyasasının performansı oldukça çarpıcıdır. 2009-2012 döneminde Avrupa Birliğindeki istihdamda 2 milyonluk bir düşüş yaşanırken Türkiye yaklaşık 3,5 milyon yeni iş yaratmıştır. Türkiye’nin demografik ve yapısal dinamikleri Avrupa ülkelerinin çoğunluğundan farklı olmakla birlikte, diğer ülkeler yine de Türkiye’nin deneyimlerinden ve politikalarından dersler çıkarabilirler. Türkiye de bu arada zaman içinde gelecekteki yaşlanma sorunu ile mücadele etmek için hazırlanabilir”.

Türkiye istihdam çalışmasının baş yazarı Rebekka Grun ise şunları belirtti: “İstihdam yeniden tahsisini kolaylaştıran ve işgücü maliyetlerinin düşürülmesini hedefleyen politikalar, Türkiye’de iyi işlerin hızlı bir şekilde yaratılmasında faydalı olmuştur. Geleceğe bakacak olursak, bu eğilimin sürdürülmesi ve aynı zamanda bu sürecin  kadınlar ve gençler gibi önemli grupların içerilmesini desteklemesi için, rekabetçi ve esnek bir işgücü piyasasının geliştirilmesini destekleyen ilave reformlar kritik öneme sahip olacaktır”.

Dünya Bankası’nın bölgesel istihdam raporunda, Avrupa ve Orta Asya bölgesinde şu anda çalışma çağında olan her 100 kişiden sadece 52’sinin çalıştığı tespit edilmektedir. Ayrıca, işsizlerin yüzde 60 kadarı bir yıldan uzun bir süredir iş aramaktadır. Rapora göre, bölgedeki istihdam zorluğunun aşılabilmesi için, politika yapıcıların modern piyasa ekonomilerine yönelik kriz öncesindeki reform ivmesini tekrara yakalamaları ve çoğu Avrupa ülkesindeki hızla yaşlanan nüfusun ve Türkiye ile Orta Asya ülkelerinde işgücü piyasasına katılan çok sayıdaki gencin oluşturduğu farklı demografik baskıları dikkate almaları gerekmektedir.

Bölgesel rapor Türkiye’yi Polonya ve Avrupa Birliği’nin diğer yeni üyeleri ile birlikte geçmişte daha iyi istihdam performansına sahip olan ve gelecek için umut vaat eden ileri reformcu ülkeleri grubuna dahil etmektedir.

Bölgesel raporun baş yazarlarından birisi olan Omar Arias bu konuda şunları belirtiyor: “Türkiye bölgesel karşılaştırmalarda iyi bir performans sergilemiştir, ancak iyi işler yaratmayı sürdürme konusunda karşı karşıya olduğu zorluklar bölgedeki diğer ülkelerin karşı karşıya olduğu zorluklar ile benzerdir. Bu zorluklar arasında şirketleri yatırım yapmaya ve istihdam yaratmaya teşvik etmek için daha iyi bir iş ortamına ve daha esnek işgücü piyasalarına duyulan ihtiyaç ve işçilerin işverenler tarafından talep edilen  becerilere sahip olabilmeleri için işlere daha uyumlu eğitim ve öğretim sunulması, ve özellikle gençler, yaşlılar ve kadınlar gibi dışlanmış gruplar olmak üzere daha fazla kişiyi işgücü piyasasına çekmeye yönelik çabalar yer almaktadır”.

Daha fazla ve daha iyi işler yaratmaya yönelik politikalar için çıkarılması gereken kilit dersler şunlardır:

  • Özel sektör öncülüğünde istihdam yaratmanın sağlanması: Bölgede (genellikle gazel olarak adlandırılan) hızlı büyüyen şirketlerin sadece yüzde 10-15 kadarı 2008 krizi öncesinde bölgede yaratılan net istihdamın üçte ikiden fazlasını oluşturuyordu. Türkiye’de ceylan olarak nitelenen şirketlerin iş yapmaları ve büyümeleri kolaylaştırılarak geliştirilmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda yapılabilecekler arasında düzenleyici reformlar, finansmana erişimin kolaylaştırılması, daha iyi bir iflas çerçevesinin oluşturulması, vergi sisteminde reformlar yapılması ve bağlantı sistemlerinde altyapıda daha fazla iyileştirme yapılması yer almaktadır.
  • İşçilerin doğru becerileri edinmelerine yardımcı olunması: Şirketler günümüzde üst düzey (bilişsel ve “yumuşak”) beceriler üzerinde  rutin ve manüel becerilere göre daha fazla odaklanmaktadır. Bu eğilimler Türkiye’de de gözlenmektedir. Erken çocukluk eğitimine yapılacak yatırımlar, eğitimin kalitesinin yükseltilmesi ve işletmeler ile yakın işbirliği içerisinde mesleki eğitimde, ortaöğretimde ve yüksek öğretimde reform yapılmasına yönelik çabalar Türkiye’nin genç işgücünün becerilerinin uyumluluğunun geliştirilmesine yardımcı olacaktır.
  • Vergi ve sosyal koruma sistemlerinde istihdamı caydırıcı etkenlerin ortadan kaldırılması: Ortalama olarak, işgücü vergileri Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki işgücü maliyetlerinin yüzde 37’ini oluşturuyor. Türkiye’nin istihdam vergileri bölge ortalamasının altındadır, ancak işverenler nispeten yüksek asgari ücret ve yüksek işe alma ve işten çıkarma maliyetleri gibi başka engeller ile karşı karşıyadır. Çocuk bakım hizmetlerinin ve esnek, yarı zamanlı sözleşmelerin eksikliği kadınların işgücü piyasasına girişini daha da zorlaştırırken, erken emeklilik hükümleri kayıt dışılığı teşvik edebilmektedir. Türkiye’nin demografik getirisinden daha fazla yararlanabilmesi için işgücü piyasasının reformuna yönelik daha fazla adım atması gerekmektedir.
  • İç göçün önündeki engellerin kaldırılması: Avrupa ve Orta Asya bölgesinde işgücü haraketliliği düşüktür ve işçilerin iş yaratma potansiyelinin daha yüksek olduğu yerlere taşınmasını engellemektedir. Diğer ülkeler bu bakımdan çok büyük boyutlarda bir iç göç yaşamış olan, konut alanında devlet destekli çok büyük yatırımların yapıldığı, evrensel erişimin sağlanması için sosyal güvenlik reformlarının gerçekleştirildiği ve belediye hizmetlerinin iyileştirildiği Türkiye’den dersler çıkarabilir.

Medya İletişim
Içeri Ankara

Tunya Celasin-Aydinalp  
tel : +90 (312) 459 83 00

Içeri Washington

Kristyn Schrader-King  
tel : +1 (202) 458 2736

BASIN BÜLTENİ NO:
2014/01/ECA-TR