GÖRÜŞ

Şahin, Wahlund, Raiser: İşe Başlamak: Türkiye’de kadınlara fırsat eşitliği sağlanmasına giden yol

22 Ekim 2013 Salı


Fatma Şahin, Lars Wahlund, Martin Raiser



Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!

Türkiye’de, kadınlara Atatürk döneminden beri eşit haklar tanınmaktadır,  ve oy kullanma hakkı veren (1932) ilk ülkelerden birisidir. Son yıllarda özellikle sağlık ve eğitim hizmetlerine eşit erişim konusunda olmak üzere kadınların toplumsal konumlarının güçlendirilmesi ve sosyal refahının arttırılmasında çok büyük adımlar atılmıştır. Geçtiğimiz on yılda anne ölüm oranı dört kattan fazla düşmüş ve Türkiye bu alandaki Binyıl Kalkınma Hedefine daha şimdiden ulaşmıştır. Temel eğitime erişimdeki cinsiyet uçurumu neredeyse ortadan kalkmıştır. 

Bu övgüye değer ilerlemeye rağmen, yapılması gereken çok şey bulunmaktadır. Özellikle ele alınması gereken zorluklardan birisi düşük düzeylerdeki kadın istihdam oranıdır. Bu alandaki son veriler de umut vaat etmektedir: 2003 yılında Türkiye’deki kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 26,6 iken 2012 yılında bu oran yüzde 29,5’e yükselmiştir. 2003 yılında çalışma hayatına katılan kadınların yaklaşık yüzde 71’i kayıt dışı iken 2012 yılında bu oran yüzde 51’e düşürülmüştür. Ancak Türkiye hâlâ diğer OECD ülkelerinin oldukça gerisindedir. Bunun sonucunda, sahip olunan büyük bir ekonomik potansiyel değerlendirilememektedir.  Aslında, kadınların işgücüne katılım oranının OECD ortalama düzeylerine yükseltilmesi, uzun vadede ekonomik büyümeyi yaklaşık 0.6 puan yükseltebilir.

Kadınların çalışma yaşamına katılımının artırılması, ekonomik büyüme istatistiklerinden çok daha fazlasını ifade eder. Çünkü kadınların sosyo-ekonomik refahının artırılması, sadece kadınların değil bütün toplumun refahının artması demektir.

Son birkaç ay içerisinde, kadınların girişimci, kooperatif kurucusu, işçi, anne ve eş olarak deneyimlerini paylaştıkları,  Adım Adım Anadolu etkinlikler dizisi kapsamında birçok kadın ile görüştük. Bu kadınların en fazla öne çıkan mesajı şu oldu: Çalışma fırsatı, bir kişinin hedeflerine ulaşması için ve potansiyelini tam olarak kullanabilmesi için önemli bir fırsattır. Bu geçişi yaşayan kadınların yüzlerindeki gülümseme her şeyi anlatıyor ve katılımcılardan gelen birçok tepki de bunu teyit ediyor: Türkiye’nin kadınları ülkenin dinamik kalkınmasında kendi üzerlerine düşen rolü oynamaya hazırlar.

Kendi gelir kaynakları olan kadınların, bu gelirlerini çocukları için harcama olasılığı erkeklere göre çok daha fazla. Eğitimli ve çalışan anneler, çocukları için de bir fırsattır . Ayrıca, Fransa ve özellikle de İsveç'deki deneyimlerin de gösterdiği gibi, kadınların çalışmak ve çocuk doğurmak arasında bir tercih yapmaları gerekmiyor. Çocuk bakım olanaklarının iyileştirilmesi,  yarı-zamanlı çalışma gibi daha esnek çalışma düzenlemelerinin geliştirilmesi ve yeterli doğum izni gibi uygulamalar, kadınların ve erkeklerin çalışma ve aile yaşamlarını dengelemelerine yardımcı olabilecek politikalardan birkaçıdır. Ayrıca, İsveç'de yeterli doğum izni uygulamaları, doğum oranlarının yükselmesini olumlu şekilde etkilemiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kadın istihdamına uzun zamandır politika gündeminin en üst sıralarında yer veriyor. İşverenlerin  kadın çalışanları işe almalarını özendirmeye yönelik teşvikler 2008 yılında uygulamaya konulmuştur.   Bu teşvikler 2011 yılında genişletilmiştir. İŞKUR tarafından sağlanan mesleki eğitim ve KOSGEB tarafından genç kadın girişimcilere sağlanan destek önemli ölçüde artmıştır. 2004 yılında yayınlanan Personel Temininde Eşitlik İlkesine Uygun Hareket Edilmesi konulu 2004/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi ve 2010 yılında yayınlanan “Kadın İstihdamının Artırılması ve Fırsat Eşitliğinin Sağlanması” Başbakanlık Genelgesi çalışma yaşamında cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda siyasi kararlılığın  önemli bir  göstergesidir.

Ancak çok daha fazlasının yapılabileceğini biliyoruz. Bu sebeple, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) ve Dünya Bankası kadınlara yönelik ekonomik fırsatların geliştirilmesine yönelik çok yıllı bir çalışma başlatmıştır. İş ve aile yaşamı dengesinin sağlanması kapsamında ucuz ve kaliteli çocuk bakım hizmetlerine erişimin artırılması, Yeni Ulusal İstihdam Stratejisi ile birlikte kadınlar ve erkekler için daha esnek çalışma düzenlemelerinin getirilmesi, kadın girişimciliğinin yaygınlaştırılması,toplum genelinde bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi amacıyla ortak bir çalışma yapıyoruz.

Bu amaçla; hayata geçirilen “Kadınların ekonomik fırsatlara erişiminin artırılması” projesinde, söz konusu alanlarda politika tasarlanabilmesi için gereken kanıt zeminini güçlendirmeye, bilgi derlemeye ve bunu temel aktörler ve paydaşlara aktarmaya, temel amaca hizmet edecek şekilde belli gruplara yönelik hedeflenmiş destek uygulamalarını gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz.  

Proje kapsamında kanıta dayalı politika gelişimine imkân ve bilgi sağlamak üzere 22 Ekim 2013 tarihinde 300.000 $ bütçeli Araştırma Proje Çağrısına çıkılacaktır.

Türkiye’deki kadınlar ekonomik fırsat eşitliğini hak etmektedir. Birçok kadın bu alanda örnek olarak öncülük etmektedir.  Onlarla ve ülke çapındaki birçok ortakla birlikte, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adına), İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) ve Dünya Bankası Türkiye’deki kadınların bu fırsatlardan yararlanmalarını ve potansiyellerinin tamamını değerlendirmelerini sağlamak için birlikte çalışmaya devam edecektir. 

Kadınların Ekonomik Fırsatlara Erişiminin Artırılması Projesi Tanıtım Toplantısı Açıklaması: Fatma Şahin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı; Lars Wahlund, İsveç Krallığı Büyükelçisi; Martin Raiser, Dünya Bankası Ülke Direktörü.


Api
Api