Türkiye
RAKAMLARLA: TÜRKİYE
GENEL BAKIŞ: TÜRKİYE
Türkiye, 2025 yılı itibarıyla 1,60 trilyon ABD doları GSYH ile dünyanın 17. en büyük ekonomisidir. OECD ve G20 üyesi olan Türkiye, aynı zamanda resmi kalkınma yardımlarında (ODA) giderek daha önemli bir donör konumundadır.
Türkiye, iddialı reformların desteğiyle 2006-2017 yılları arasında yüksek büyüme oranları yakalayarak üst-orta gelirli ülke statüsüne yükselmiştir. Reel GSYH, 2002-2022 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyümüş ve kişi başına gelir reel olarak iki katına çıkmıştır. Ayrıca büyümeye hızlı bir yoksulluk azalması eşlik etmiş; 2021 satın alma gücü paritesine göre 8,30 ABD doları olan üst-orta gelir grubu yoksulluk sınırı esas alındığında, yoksulluk oranı 2007'de yüzde 20'nin üzerindeyken 2024'te yüzde 2,5'e gerilemiştir.
Türkiye'nin bugüne kadar kaydettiği ilerlemeyi koruması ve daha ileriye taşıması için önemli güçlüklerin üstesinden gelmesi gerekmektedir. Bunların başında, COVID-19 sonrasında zorlu makroekonomik koşulların yaşandığı bir dönemde makroekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi ve 2010'ların ortalarından bu yana gözlenen verimlilikteki düşüş eğiliminin tersine çevrilmesi gelmektedir. Ekonomik büyüme devam etmekle birlikte, artan eşitsizlik istihdam yaratılmasına katkıda bulunacak müdahalelere duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır.
Türkiye, 2023 yılında ülkeyi vuran depremlerin etkilerini gidermeye devam etmektedir. Depremler 50 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine ve 107 bin kişinin yaralanmasına yol açmış; 1,9 milyon konut hasar görmüş veya yıkılmış ve 3,3 milyon kişi yerinden olmuştur. Yerinden olanların iki milyonu barınma ihtiyacı yaşamıştır. Yapılan değerlendirmelerde toparlanma ve yeniden inşa ihtiyaçlarının yaklaşık 81,5 milyar ABD doları olduğu tahmin edilmiştir. Riskler yüksek seyretmeye devam etmekte olup, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 70'i birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde yaşamaktadır.
Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından göreve gelen ekonomi yönetimi, başta yüksek enflasyon olmak üzere geçmiş dönemden gelen makroekonomik dengesizlikleri gidermek amacıyla kapsamlı bir politika setini uygulamaya koymuştur. O tarihten bu yana Türkiye, makroekonomik politikalarını normalleştirme yönünde ilerlemektedir. Ekonomi 2023'te yüzde 5,0 oranında güçlü bir büyüme kaydetmiş, büyüme 2024'te yüzde 3,5'e, 2025'te ise yüzde 3,7'ye gerilemiştir. Orta Doğu'daki çatışmanın büyümeyi olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Yüksek enflasyon, düşük verimlilik artışı ve zayıflayan doğrudan yabancı yatırımlar dahil olmak üzere potansiyel büyümeyi aşağı çeken uzun süredir devam eden makroekonomik ve yapısal sorunların ele alınması, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi hızlandırmak için güçlü mali tedbirleri ve iddialı yapısal reformları gerekli kılmaktadır.
Türkiye'nin 2026 yılı büyüme tahmini, Orta Doğu'daki çatışma ve buna bağlı politika tepkileri nedeniyle, 2025'teki yüzde 3,7'lik büyüme oranından yüzde 2,8'e gerilemiştir. Özel ve kamu tüketimi ile yatırımlardaki toparlanmanın desteğiyle büyümenin 2027'de yüzde 3,8'e, 2028'de ise yüzde 4,5'e yükselmesi beklenmektedir.
Çatışma; yükselen enerji fiyatları, artan risk primleri ve daha yüksek enflasyonun beraberinde getirdiği yüksek faiz oranları kanalıyla büyümeyi etkilemektedir. Hizmet enflasyonundaki katılık ile 2026'da enerji ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle dezenflasyonun kademeli olarak ilerlemesi ve enflasyonun 2026 sonu itibarıyla yüzde 29,3'e gerilemesi öngörülmektedir.
Petrol fiyatlarındaki artış ve ilerleyen yıllarda tüketim artışının yeniden hızlanmasıyla birlikte cari açığın genişlemesi beklenmektedir. Bütçe açığının ise GSYH'nin yaklaşık yüzde 3'ü seviyesinde kalacağı öngörülmektedir.
Türkiye Ülke İşbirliği Çerçevesi (CPF), Dünya Bankası Grubu'nun FY24-FY28 döneminde Türkiye'de daha geniş ölçekte ve daha hızlı etki yaratan çözümler sunmaya yönelik stratejisidir. Nisan 2024'te Dünya Bankası Grubu İcra Direktörleri Kurulu'nda görüşülen CPF, üç temel alanda belirlenen öncelikli zorluklara odaklanmaktadır:
- Yüksek ve sürdürülebilir verimlilik artışı;
- Kapsayıcı hizmetler ve istihdam;
- Doğal afetlere karşı dayanıklılığın güçlendirilmesi.
Program, bu öncelikli alanlar altında yer alan beş Angajman Alanı etrafında şekillenmektedir:
- Tarım ve Su: İklim-akıllı uygulamalar, daha iyi ve daha verimli sulama hizmetleri ve doğal kaynak yönetimi yoluyla tarımsal rekabet gücünün artırılmasına odaklanmaktadır.
- Enerji Dönüşümü: Sanayi firmalarının yeşil dönüşümünü ve yenilenebilir enerji kapasitesinin büyük ölçekli olarak artırılmasını desteklemektedir.
- Ulaştırma ve Bağlantı Altyapısı: Lojistik verimliliğinin artırılmasını, demiryolu yük taşımacılığının ulaştırmadaki payının yükseltilmesini ve ulaştırma ağındaki kritik darboğazların giderilmesini amaçlamaktadır.
- KOBİ'lerin ve İmalat Sanayindeki İstihdamın Desteklenmesi: Teknoloji kullanımının artırılması, ihracat rekabetçiliğinin güçlendirilmesi ve sanayi firmalarının deprem sonrası ekonomik toparlanmasının desteklenmesine odaklanmaktadır.
- Dayanıklılık: 2023 depremlerinin etkilerine müdahaleyi ve Türkiye'nin doğal afetlere karşı hazırlıklılığını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda depreme dayanıklı konutların, kamu binalarının ve hastanelerin yeniden inşası ve/veya güçlendirilmesi, orman yangını risk yönetimi ve daha geniş kapsamlı afet hazırlığı çalışmaları desteklenmektedir.
Türkiye ekonomisine dair en güncel analizleri, blogları, haberleri ve daha fazlasını aşağıda bulabilirsiniz:
PROJELER & SONUÇLAR
Bölgenin geleceğini şekillendiren projeler ve sürdürülebilir kalkınmaya olan bağlılığımızı gösteren önemli sonuçlar hakkında bilgi edinin.
PROJELER
SONUÇLAR
ARAŞTIRMALAR & & YAYINLAR
BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN
Ülke Liderliği
Ülke Ofisi
Dumlupınar Bulvarı No:9, YDA Binası
A5 – 14. Kat
06510 Çankaya, ANKARA
tel: +90 312 4598300
faks: +90 312 4598400
turkeywebfdbk@worldbank.org