Learn how the World Bank Group is helping countries with COVID-19 (coronavirus). Find Out

BAŞ MAKALE

Türkiye: Enerji Verimliliği İçin Bir Piyasa Oluşturmak

23 Ocak 2013 Çarşamba


The Private Sector Renewable Energy and Energy Efficiency Project has helped increase privately owned and operated energy production in Turkey from renewable sources - hydro, wind and geothermal.

World Bank Group

Türkiye’nin Ege Denizi kıyısında yer alan Çeşme ilçesinin yukarısındaki tepelerde yılın 10 ayı boyunca batı rüzgarları istikrarlı bir şekilde esmektedir. Bu rüzgar, dev boyuttaki onlarca rüzgar gülünü döndürmekte , ve üretilen elektrik Türkiye’nin ulusal elektrik şebekesine verilmektedir. Bunlardan 12 tanesi yılda 250.000 haneye yetecek kadar elektrik üretmektedir.

Türkiye’nin özellikle Marmara ve Ege kıyıları nispeten  rüzgarlıdır.

Bilgin Enerji’ye ait rüzgar santralinde mühendis olarak çalışan Mehmet Toker, "Rüzgar haritasına baktığımda, Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu görüyorum ve bu ülkenin enerji üretimi için kullanılabilecek istikrarlı bir rüzgar akışı anlamına geliyor” diyor.

Rüzgar enerjisi Türkiye’nin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 2’sini karşılıyor. Ancak devletin ve uluslararası kuruluşların sağladığı teşvikler ve sürdürülebilir enerji için sağlanan destekler sayesinde, bu oran hızla artıyor. Düşük faiz oranları ve Türk hükümetinin teşvikleri ile birlikte, özel şirketler bu işe giriyor. Türkiye linyit dışında çok az fosil yakıt üretiyor. Enerjide büyük oranda ithal doğal gaza bağımlı. Ancak rüzgar, su ve güneş bakımından zengin bir ülke ve bunların hepsi sera gazı üretmeyen yenilenebilir enerji kaynakları.

Bilgin Enerji şirketinde baş teknisyen olarak çalışan Vadi Çakmak Ege Denizine doğru bakarak şunları söylüyor: "Rüzgar enerjisi için büyüyen bir piyasa olduğundan eminiz.  Burada 15 ilave rüzgar parkı daha yapılması planlanıyor. Dolayısıyla, kıyılardan ayrılıp ülkenin iç kesimlerine doğru gittiğinizde bile bu rakamların arttığını göreceksiniz."

Büyük bir yatırım

85 metre yüksekliğindeki ve 350 ton ağırlığındaki bir türbinin maliyeti yaklaşık 1,3 milyon ABD$. Ancak Dünya Bankası’nın ve Temiz Teknoloji Fonu’nun (CTF) desteği ile, Türkiye sürdürülebilir enerji üretimini ve enerji verimliliğini arttırıyor. CTF, Türkiye piyasasını ileri yenilenebilir enerji kaynaklarına ve enerji verimliliğine yönlendirmek için 271 milyon ABD$ tutarında bir taahhütte bulundu.

Ercan Sayarı, büyük bir Türk şirketi olan Nuh’un yatırım yöneticisi.   Uygun koşullu krediler ve CTF’in teşvikleri olmasa şirketinin sürdürülebilir enerjiye yatırım yapamayacağını söylüyor.


" Eğer bu krediyi bulma şansımız olmasaydı, şimdi bunu yapıyor olmayacaktık –bu yıl olmasa bile belki on yıl sonra yeterli kaynağı bulduğumuzda yapacaktık. Bugün bu kaynağı bulduk ve bu işi düzgün bir şekilde yaptık; aksi takdirde bunu yapmamız mümkün olmayacaktı. "

Ercan Sayarı

Yatırım Yöneticisi, Nuh Şirketi, Türkiye

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Orhan Beşkök, Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 60’ının fosil yakıtlardan sağlandığını ve ülkenin üretiminin yaklaşık yüzde 60’ının ithal enerji kaynaklarına bağlı olduğunu, bunun değişmesi gerektiğini söylüyor. Orhan Beşkök sözlerine şöyle devam ediyor:

"Türkiye’nin artan elektrik ve enerji ihtiyaçlarına sadece kapasite artışı ile değil aynı zamanda enerjinin daha verimli kullanımı ile cevap verilebilir. Enerji açısından verimli yatırımlar için önemli bir kapasite mevcut."

Türkiye enerji açısından verimli yatırımlar için bir piyasa oluşturma yolunda ilerliyor ve  bir yandan sürdürülebilir enerji için yavaş ve kademeli bir şekilde talep oluştururken aynı zamanda bunun karşılanmasına yönelik yatırım kaynaklarını sağlıyor.



Api
Api