Learn how the World Bank Group is helping countries with COVID-19 (coronavirus). Find Out

BAŞ MAKALE

Elektrik Arzını Arttırmak ve Talebi Azaltmak

23 Ocak 2013 Çarşamba


The Private Sector Renewable Energy and Energy Efficiency Project has helped increase privately owned and operated energy production in Turkey from renewable sources - hydro, wind and geothermal.

World Bank Group

Bilecik’te, Sakarya Nehri yüksek kayalık yamaçlar arasından gürleyerek akıyor. Sakarya havzası Türkiye’nin ulusal tarihinde büyük önem taşıyor. 90 yıl önce yaşanan kurtuluş savaşının kilit savaş alanlarından birisini oluşturuyor. Günümüzde ise bir enerji kaynağı ve birkaç baraja ev sahipliği yapıyor. Sakarya Havzası Türkiye’deki 26 nehir havzasından birisi.

Barajı işleten Darca HES şirketinin sahibi Burgan Ergün şöyle konuşuyor: "Türkiye ithal enerji kaynaklarına çok bağımlı. Suyun orada olduğunu biliyorduk ancak hiçbir şey yapmıyorduk. Türkçedeki deyişle suyun boşa akmasını  seyrediyorduk. Bu potansiyeli kullanarak devletin ve Türk halkının bundan faydalanabileceğini gördük."

Hidroelektrik üretim şu anda ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 23’ünü karşılıyor. Bu baraj yaklaşık bir yıldır elektrik üretiyor ve günde 20.000 hanenin elektrik ihtiyacını karşılıyor. Çevreyi korumak için barajda sazan ve yayın balıklarının barajı geçebilmeleri için bir basamak sistemi mevcut.

Barajın müdürü Deniz Akersoy şöyle konuşuyor: "Barajlar, kömür ve diğer enerji kaynakları ile çalışan santrallere göre çevreye daha az zarar veriyor. Burada barajların küçük olması çok önemli. Bunun gibi küçük HES projelerinin desteklenmesinde büyük bir gelecek olduğunu görüyorum."

Enerji Talebi

Baraj yolunun hemen aşağısındaki küçük bir köy kahvehanesinde müşteriler televizyon seyrediyorlar ve çay için gerekli sıcak su elektrik ile hazırlanıyor. Sıcaklık, ışık ve bilgi müşterileri çekiyor ve bunların hepsi enerjiye bağlı.

Kahvehaneyi Fatma Ayaz kocası ile birilkte işletiyor. "Elektrik her şeyimiz! Teknoloji de elektriğe bağlı. O olmadan hayat durur! Bulaşık makinesini çalıştıramazsınız, televizyon seyredemezsiniz, temizlik yapamazsınız, hiçbir şey yapamazsınız!"

Elektriğe ihtiyacı olan tek kişi Fatma Ayaz değil. Artan gelir ve yükselen yaşam standartları, Türkiye’de elektrik ve enerji talebinin son yirmi yıl içerisinde yıllık bazda yaklaşık yüzde 6-7 oranında artmasına yol açtı. Gelecekteki talebin yine bu oranlarda artmaya devam etmesi bekleniyor. Enerji Bakanlığı’ndan Erdal Çalıkoğlu şöyle konuşuyor: “Dolayısıyla, Türkiye elektrik arzını arttırmak için yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmanın yanı sıra enerji verimliliği üzerinde de odaklanıyor. Burada Türkiye’nin küresel bir oyuncu olabilmesi için asıl önemli olan husus daha az enerji ile daha fazla mal üretmektir. Türkiye önde gelen bir küresel ekonomi haline gelmeyi hedefliyor, dolayısıyla enerji kullanımının bir öncelik olması gerekiyor."

Bulaşık makinesi de dahil olmak üzere her şeyde verimlilik

Talebi azaltmak için Türkiye son beş yıldır  enerji verimliliğine büyük önem veriyor. Bu amaçla büyük kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları düzenliyor, Türkiye’deki şirketlere  daha az elektrik tüketmeleri için teşvikler sunuyor ve verimliliği sağlamaya yönelik yönetmelikler yayınlıyor. Ankara’da bu çaba işe yaramaya başlıyor. Fatoş Ocak ve ailesi yeni bir buzdolabı almaya karar verdiklerinde, biraz daha fazla bir ücret ödeyerek enerji sınıfı A+ olan bir buzdolabı aldılar.


" Bu geçen sene satın aldığımız buzdolabı. Enerji tasarruflu bir buzdolabı ve elektrik faturalarındaki azalma aradaki fiyat farkını kapatıyor.  "

Fatoş Ocak

Ankara

Ankara’da bir Arçelik mağazasındaki satıcı müşterilerin “daha temiz” buzdolabı ve bulaşık makinesi aradıklarını söylüyor. Türkiye’de satışa sunulan beyaz eşyaların yüzde 80-95’i enerji tasarruflu. Mağaza çalışanı Mehtap Özkamçı, "Dikkat ettikleri ilk şey  enerji tasarruflu olup olmadığı? Enerji sınıfının A+ veya  A++ olup olmadığını soruyorlar" diyor.

Türkler 6,5 milyon adet eski akkor flamanlı ampulü enerji tasarruflu lamba ile değiştirdi. Bunlardan bazıları okul çocukları arasında enerji tasarrufu bilincini arttırmak ve ebeveynlerini de bu konuda  ikna etmeleri için düzenlenen bir kampanya sonucunda değiştirildi. Raif Güngör küçük bir hırdavat dükkanı işletiyor ve şunları söylüyor: "Sattığım uzun  ömürlü lambaların sayısında artış var. Sattığım lambaların yüzde 80-90’ının enerji tasarruflu olduğunu söyleyebilirim."

"Daha temiz" çimento

İstanbul’un dışındaki Hereke ilçesinde bulunan Nuh çimento fabrikası da enerji verimliliğine benzer şekilde önem veriyor. Bu fabrika Avrupa’nın en büyük çimento fabrikası ve yılda yaklaşık 5,6 milyon ton çimento üretiyor. Buradaki fabrika yöneticileri yakıt tedariklerinin bir kısmını yakındaki şehirlerden ve kasabalardan elde ettikleri evsel atık çamurundan karşılıyorlar.

Ayrıca fazla ısının başka amaçlar için kullanılmasına olanak tanıyan dev atık ısı geri kazanım sistemleri de kullanıyorlar. Tesis yöneticileri, evsel atık çamurunu değerlendirerek ve atık  ısı sistemi geri kazanımı yoluyla yılda yaklaşık yüzde 5 daha az kömür kullandıklarını, bunun da  30.000 ton daha az kömür tüketimi anlamına geldiğini söylüyorlar.

Tesis Müdürü Hayrettin Şener, “Tüm bunlar, kimsenin istemediği atık çamuru ile başlıyor” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Biz çevre dostu bir şirket olmaya çalışıyoruz. Aslında asıl proje bu. Bu atıklar denize veya karaya deşarj edilecekti. Ancak biz bunları kurutuyoruz, yakıyoruz ve ortadan kaldırıyoruz." Tesisin enerji verimli bileşenleri Dünya Bankası’nın ve Temiz Teknoloji Fonu’nun desteğiyle 22 milyon ABD$ tutarında bir kredi ile kuruldu. Bu yardım olmasaydı, tesiste bu temiz teknoloji olmayacaktı.

Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği için bir gelecek?

Türkiye’deki enerji uzmanları 2030 yılına kadar ülkenin talebi karşılayabilmek için 130 milyar ABD$ değerinde enerji yatırımı yapması gerektiğini söylüyorlar. Ancak son 10 yılda yenilenebilir enerji üretimindeki ve enerji  verimliliğindeki artış ülke ekonomisinin 25 milyon ton petrol eşdeğeri tasarruf yapmasını sağlamıştır. Sürdürülebilir enerji Türkiye enerji piyasasının yüzde 25’ini oluşturuyor. Ancak iddialı hedefler belirlenmiş durumda —Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı olan 2023 yılına kadar enerji verimliliğinin yüzde 20 daha fazla arttırılması ve ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 30’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor.



Api
Api