Daha Dinamik Bir Özel Sektör Oluşturmaya Yönelik Reformlar İstihdam Yaratımını ve Dayanıklılığı Güçlendirebilir
WASHINGTON, 8 Nisan 2026 - Bugün yayımlanan Dünya Bankası Grubu Avrupa ve Orta Asya (ECA) ECA Economic Update’e göre, Orta Doğu’daki çatışmanın etkisi, jeopolitik gerilimler ve ticarette parçalanma nedeniyle Avrupa ve Orta Asya’daki gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyümenin bu yıl belirgin şekilde yavaşlaması bekleniyor.
Bölgesel büyümenin 2026 yılında yüzde 2,1’e gerilemesi öngörülüyor. Rusya’da büyümenin yüzde 0,8’e düşmesi beklenirken, diğer ülkelerde büyüme hızının, artan enerji maliyetlerinin tüketim artışını sınırlaması ve belirsizliğin yatırımları etkilemesi nedeniyle yüzde 2,9’a gerilemesi bekleniyor.
“Bölgenin dayanıklılığı test edilmeye devam ediyor; birçok ülke doğal gaz, petrol ve gübre ithalatına bağımlı,” dedi Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Başkan Yardımcısı Antonella Bassani. “Krizin etkilerini ele almak için pek çok ülkede, özellikle en kırılgan kesimleri korumaya yönelik hedefli önlemlere odaklanılması gerekecek. Aynı zamanda, firma büyümesini ve istihdam yaratımını destekleyen politika reformlarının sürdürülmesi, kriz etkilerinin hafifletilmesine ve ekonomik dayanıklılık ile dinamizmin güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır.”
Orta Asya’da büyümenin, Kazakistan’da petrol üretiminin istikrar kazanmasıyla birlikte 2026-27 döneminde ortalama yüzde 4,9’a yavaşlaması bekleniyor. Orta Avrupa’nın bu yıl yaklaşık yüzde 2,4 büyümesi ve 2027’de yüzde 2,3’e gerilemesi öngörülüyor; zayıflayan tüketim, AB destekli kamu yatırımlarıyla kısmen dengeleniyor. Batı Balkanlar’da büyümenin, altyapı yatırımları ve güçlü hizmet ihracatının desteğiyle önümüzdeki iki yılda ortalama yüzde 3,1 olması bekleniyor. Ukrayna’da büyümenin ise devam eden çatışmalar, artan enerji maliyetleri ve mali baskılar nedeniyle bu yıl yüzde 1,2’ye düşmesi öngörülüyor.
Orta Doğu’da uzayan ve daha da şiddetlenen bir çatışma, küresel enerji ve gübre arzını ciddi şekilde sekteye uğratma potansiyeli taşıyan temel aşağı yönlü risk olmaya devam ediyor. Bu durum enerji ve gıda fiyatlarını önemli ölçüde artırabilir ve bölgesel büyümeyi daha da zayıflatabilir.
Son on yılda ECA bölgesindeki birçok ülkede verimlilik artışındaki yavaşlama, bazı politika yapıcıları kapsamlı politika reformlarını sanayi politikalarıyla desteklemeye yöneltmiştir—yani belirli sektörleri, faaliyetleri veya firmaları teşvik etmeyi amaçlayan kamu müdahaleleriyle.
Ülkelerin sanayi politikalarını ekonomik büyümeyi ve istihdamı hızlandırmak için nasıl kullanabileceğine ilişkin özel analizde, bölgedeki yaklaşımın daha net hedefleme ve mevcut ekonomik zayıflıkları pekiştirmek yerine gelecekteki rekabet gücünü artıran önlemlerden fayda sağlayacağı belirtiliyor. Örneğin, mevcut sanayi politikası müdahalelerinin yaklaşık üçte ikisi tarım ve gıda üretimine odaklanırken, yalnızca yüzde 10’u yüksek teknoloji veya sermaye mallarını hedeflemektedir.
“Verimlilikte ve istihdamda daha güçlü bir büyüme sağlamak için ECA ülkeleri, iş ortamını modernize eden, girişimciliği teşvik eden ve eğitimin kalitesini artıran iddialı politika reformlarına öncelik verebilir,” dedi Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Baş Ekonomisti Ivailo Izvorski. “Sanayi bölgeleri veya özel ekonomik bölgeler gibi hedefe yönelik kamu girdileri, iyi tanımlanmış piyasa aksaklıklarını gidermeye yardımcı olabilecek en önemli sanayi politikası araçlarıdır. Ancak sanayi politikaları sınırlı ve geçici olarak kullanılmalıdır.”
Sanayi politikalarının uygulandığı durumlarda, rapor bunların kamuya ait işletmeleri (KİT’ler) korumak yerine yeni ve dinamik özel sektör firmalarını ve fikirlerini desteklemesi gerektiğini; rekabeti zayıflatmak yerine güçlendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.