Bu sayfa:

Türkiye’nin Kırsal Alanlarında Doğal Kaynakların Sürdürülebilirliğini Sağlamak

04 Şubat 2014 Salı

Türkiye’nin kırsal toplulukları gelir elde etmenin çevresel açıdan güvenli yollarını öğreniyorlar. Gerçekleştirilen faaliyetler önemli su kaynaklarının ve doğanın korunmasını ve gerekli geçim yollarının sunulmasını sağlıyor.
53%

proje sonucunda hedeflenen bölgede hanehalki gelirindeki artış oranı

Kaynak »

PROJE HARİTASI

Mürsel ve Cemile Öncül Anadolu’daki bir köyle elma topluyorlar.

Meyve bahçelerinin küçük ve ağaçlarının henüz genç olduğunu söyleyen iki emekli, çabalarının daha şimdiden karşılığını vermeye başladığını belirtiyor.   Mürsel elmalardan bir kısmını satarak para kazandıklarını, kalanı da kendilerine ve dostlarına ayırdıklarını söylüyor.

Cemile Öncül ise “Bize ekonomik açıdan katkı sağlıyor. Ben de kocamla birlikte çalışıyorum. Dolayısıyla mutluyuz” diyor.

Öncül ailesi meyve bahçeleri için gereken fidanları ve sulama sistemini, Türkiye’nin kırsal topluluklarında tarımsal gelir düzeyini çevresel açıdan sürdürülebilir ve güvenli yollarla yükseltmeyi amaçlayan Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi kapsamında temin etti.

Open Quotes

Bize ekonomik açıdan katkı sağlıyor. Ben de kocamla birlikte çalışıyorum. Dolayısıyla mutluyuz. Close Quotes

Cemile Öncül
Anadolu

Hükümet tarafından yürütülen proje kapsamında kırsal alanlarda yaşayan binlerce vatandaşa  fidanlar ve güvenli ekim ve sulama teknolojileri temin edildi ve böylelikle Türkiye’nin doğal kaynaklarının tehlikeye atılmaması sağlandı.

Üzüm bağını kurmak için gerekli fidanları ve sulama sistemini proje kapsamında alan Durmuş Arat şunları söylüyor: “Damlama sulama sistemi daha ekonomik çünkü püskürtücüsü hemen fidanın kökünün üzerinde ve suyu ve gübreyi doğrudan fidanın köklerine gönderiyor. Hiçbir şey israf edilmiyor ve hiçbir tehlikesi yok.”

Proje sayesinde hedef bölgelerdeki hanehalkı gelirleri yaklaşık yüzde 53 arttı. 

Ayrıca toprak verimliliği de arttı ve toprak erozyonu önemli ölçüde azaldı.

Open Quotes

Damlama sulama sistemi daha ekonomik çünkü püskürtücüsü hemen fidanın kökünün üzerinde... Hiçbir şey israf edilmiyor. Close Quotes

Durmus Arat
üzüm bağı sahibi

Öte yandan, çiftçilerin yüzde 30’dan fazlası, tehlikeli nitratların doğrudan toprağa karışmasını önleyen gübre toplama noktaları gibi daha iyi gübre yönetim  tekniklerini de içeren çevre dostu tarım uygulamalarını benimsemiştir ve Türkiye’nin AB standartlarına daha uyumlu hale gelmesini sağlamıştır.

Geçimini inek yetiştirerek sağlayan Ali Uysal,  “Dağınıklıktan kurtulduk. Gübreyi topluyoruz ve ihtiyaç olduğunda tarlaya götürüyoruz” diyor.  Proje, çiftliğinde kendi gübre toplama noktasını finanse etmesi için Ali Uysal yardımcı oldu.

Dünya Bankası ve Küresel Çevre Fonu tarafından ortaklaşa finanse edilen Anadolu Su Havzaları Rehabilitasyon Projesi 2005 yılında başladı ve projenin gözetiminden sorumlu Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na göre doğal kaynak ıslahı ile ekonomik ve sosyal faydalar arasında doğrudan bir bağ kurmak amacıyla yerel yönetimlerin ve faydalanıcıların katılımını sağladı.

Bakanlık yetkilisi Gazi Erdemirci proje ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Projenin ilk aşamalarında, insanları projenin hedefleri hakkında bilgilendirdik, gelir getirici faaliyetleri anlattık, fidanlar ve meyve bahçeleri sağladık, gübre yönetimi konusunda eğitimler verdik.”

Projenin kooperatif bileşeni kapsamında, kırsal toplulukların üyeleri kaynaklarını birleştirdiler ve projenin yardımı ile topluluklarının en fazla ihtiyaç duyduğu şeyleri satın aldılar.

Aşdağul nahiyesindeki çiftçiler ortak kullanımları için bir traktör almak amacıyla projeden finansman talep ettiler. Şu anda herkes hayvan gübrelerini yine proje kaynakları ile inşa edilen betonarme gübre toplama tesisine güvenli bir şekilde taşımak için bu traktörü kullanıyor.

Yakındaki Cevizli köyü de güneş enerjili  su ısıtıcıları için projeye başvurdu.

Hem ev kadınlığı hem de çiftçilik yapan üç çocuk annesi Sultan Erdemir yeni enerji kaynağının daha temiz olduğunu, zamandan tasarruf sağladığını ve artık ağaç kesmelerine gerek kalmadığı için çevre dostu olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Eskiden suyu odun sobası ile ısıtmamız gerekiyordu, ama artık odunu sadece yemek pişirmek için kullanıyoruz.”